25.04.2026-12:38
(Son Güncelleme:25.04.2026-12:38)
>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Oxford Üniversitesi’nde düzenlenen “Türkiye’nin Dış Politika Vizyonu” başlıklı programda Türkiye’nin bölgesel krizlere yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fidan, son dönemde art arda yaşanan çatışmaların uluslararası sistemi ciddi bir sınamayla karşı karşıya bıraktığını ifade etti.
>
>Orta Doğu’nun bu krizlerden en fazla etkilenen bölgelerin başında geldiğini belirten Fidan, İsrail’in bölgedeki politikalarının artık yalnızca yerel bir istikrarsızlık unsuru olmadığını, küresel güvenlik açısından da doğrudan risk oluşturduğunu söyledi. Fidan, uluslararası toplumun bu tablo karşısında ortak ve kararlı bir tutum geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti. >
>Türkiye’nin diplomasi ve arabuluculuk kapasitesine de değinen Fidan, Ankara’nın krizlerde dayatmacı değil, tarafların kendi çözüm zeminini oluşturmasına imkân tanıyan bir yaklaşım benimsediğini belirtti. Bu çerçevede Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi ve Afrika Boynuzu’na yönelik Ankara süreci, Türkiye’nin diplomatik katkısına örnek gösterildi. >
>Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin kriz çözümünde aktif, sahaya temas eden ve sonuç odaklı bir diplomasi modeli geliştirdiğini vurguladı. Bakan Fidan’a göre Türkiye, bölgesel sorunların çözümünde hem diyalog kanallarını açık tutan hem de taraflar arasında güven inşa etmeye çalışan ülkelerden biri olmayı sürdürecek.>
>Konuşmasında Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen Fidan, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’ye ilişkin açıklamalarından duyulan rahatsızlığın diplomatik temaslarla giderildiğini ifade etti. Avrupa Komisyonu’nun daha sonra Türkiye’nin NATO içinde önemli bir müttefik ve AB’ye aday ülke olduğunu teyit ettiği hatırlatıldı.
>
>Orta Doğu’nun bu krizlerden en fazla etkilenen bölgelerin başında geldiğini belirten Fidan, İsrail’in bölgedeki politikalarının artık yalnızca yerel bir istikrarsızlık unsuru olmadığını, küresel güvenlik açısından da doğrudan risk oluşturduğunu söyledi. Fidan, uluslararası toplumun bu tablo karşısında ortak ve kararlı bir tutum geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti. >
>Türkiye’nin diplomasi ve arabuluculuk kapasitesine de değinen Fidan, Ankara’nın krizlerde dayatmacı değil, tarafların kendi çözüm zeminini oluşturmasına imkân tanıyan bir yaklaşım benimsediğini belirtti. Bu çerçevede Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi ve Afrika Boynuzu’na yönelik Ankara süreci, Türkiye’nin diplomatik katkısına örnek gösterildi. >
>Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin kriz çözümünde aktif, sahaya temas eden ve sonuç odaklı bir diplomasi modeli geliştirdiğini vurguladı. Bakan Fidan’a göre Türkiye, bölgesel sorunların çözümünde hem diyalog kanallarını açık tutan hem de taraflar arasında güven inşa etmeye çalışan ülkelerden biri olmayı sürdürecek.>
>Konuşmasında Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen Fidan, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’ye ilişkin açıklamalarından duyulan rahatsızlığın diplomatik temaslarla giderildiğini ifade etti. Avrupa Komisyonu’nun daha sonra Türkiye’nin NATO içinde önemli bir müttefik ve AB’ye aday ülke olduğunu teyit ettiği hatırlatıldı.
DİĞER Gündem HABERLERİ