ABD yönetimi, Küba’da ülke ekonomisinin yaklaşık yüzde 40'ını domine eden ve ordunun kontrolünde bulunan GAESA Holding ile bağlı şirketlere yönelik yeni yaptırım kararları aldı. Küba hükümeti kararı "suç" olarak nitelendirerek kınarken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio yaptırımların doğrudan yönetim elitlerinin gelir kaynaklarını hedef aldığını ilan etti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından duyurulan geniş kapsamlı yaptırım paketi, Washington ile Havana arasındaki gerilimi yeniden tırmandırdı. Yaptırımlar, Mayıs 2026’da ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan başkanlık kararnamesi çerçevesinde yürürlüğe konuldu.
Küba Dışişleri Bakanı Rodriguez: "Bu adım büyük bir güç eliyle işlenen suçtur"
Yaptırım kararlarının ardından sosyal medya platformu X üzerinden paylaşımda bulunan Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, Washington’ın ada ülkesine yönelik ekonomik kuşatmayı daraltmaya çalıştığını savundu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu sert ifadelerle eleştiren Rodriguez, şu değerlendirmelerde bulundu:
"ABD hükümeti ekonomimize yönelik acımasız ablukayı ve toplu cezalandırma adımlarını sürdürüyor. Küba, halkının yaşam koşullarını hedef alan bu saldırganlık karşısında tahmin edilenden daha dayanıklı ve etkili olduğunu kanıtlamıştır. Bu bireyin, dünyanın en büyük gücünün başından körüklediği şey açıkça bir suçtur."
Holdingler, bankalar ve Castro ailesinin üyeleri listede
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından açıklanan pakette, Küba Devrimci Silahlı Kuvvetleri tarafından işletilen devasa konglomerat GAESA ağının kritik finans ve lojistik ayakları hedef alındı. Yaptırım listesine eklenen unsurlar arasında şunlar öne çıkıyor:
Yabancı yatırımcıların işlemlerini yürüten Banco Financiero Internacional, GAESA'nın opak finans kolu Rafin S.A. ve lojistik kontrolünü elinde tutan Almacenes Universales S.A. listeye dahil edildi.
Küba hükümetine haksız kazanç sağladığı belirtilen devlet maden şirketi GeoMinera ile ülkenin en büyük ham çelik üreticisi Empresa Siderúrgica Jose Martí yaptırım kapsamına alındı.
Eski Başkan Raul Castro'nun geniş akraba çevresinden Annalie Lilliam Rueda Cardero ile daha önce yaptırım uygulanan Alejandro Castro Espin’in eşi de kişisel yaptırım listesine eklendi.
Rubio: "Yabancı şirketler faaliyetlerini derhal dondurmalı"
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Küba'daki komünist rejimin halkın kaynaklarını eğitim veya altyapı yerine baskı, Amerikan karşıtı faaliyetler ve casusluk için kullandığını iddia etti.
Yaptırımların uluslararası ayağına dikkat çeken Rubio, bu kuruluşlarla iş birliği yapan yabancı banka ve firmaları da uyararak, "Bu yaptırımlı aktörlere hizmet sağlayan herkes kendisini riske atar. Yabancı şirketlerin bu faaliyetleri derhal dondurmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, bu hamlenin Küba'daki yabancı yatırımları ciddi şekilde korkutacağını ve adadaki ekonomik krizi daha da derinleştireceğini öngörüyor.
Kaynak: Sputnik