17.02.2026-09:48 (Son Güncelleme:17.02.2026-10:26)

Kommersant’tan Olay Analiz: Ankara’da ‘Halef’ Tartışması Başladı

ABD’nin yaptırım listesinde yer alan ve Özbek asıllı Rus milyarder Alişer Usmanov’un sahibi olduğu Kommersant gazetesi, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve oğlunu doğrudan hedef alan ve kısa sürede sosyal medyada yayılan bir makale yayımladı.

Ankara Kulislerinde 'Halef' Hareketliliği: Kommersant’tan Bilal Erdoğan İddiası

Rusya merkezli ekonomi ve siyaset gazetesi Kommersant, Türkiye’nin siyasi geleceğine dair çok konuşulacak bir iddiayı gündeme getirdi. Gazete; Batılı kaynaklara ve kendi saha bilgilerine dayandırdığı analizinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2028 sonrasındaki koltuk için oğlu Bilal Erdoğan’ı işaret etmeye başladığını öne sürdü.

"Sessiz ve Derinden" Bir Yükseliş mi?

Haberde, Bilal Erdoğan’ın son altı ayda profili düşük bir iş insanından, diplomatik temaslarda ve parti içi atamalarda söz sahibi bir figüre dönüştüğü iddia ediliyor. Özellikle yurt dışı gezilerinde babasına eşlik etmesi ve AK Parti içindeki genç kadrolar üzerindeki etkisi, "veliahtlık" spekülasyonlarını güçlendiren unsurlar olarak sunuldu. Bilal Erdoğan her ne kadar "siyasetle ilgim yok" dese de, Bloomberg gibi kaynaklara dayandırılan iddialar; kendisinin yakında parti yönetiminde veya cumhurbaşkanı yardımcılığı makamında görülebileceği yönünde.

Hakan Fidan Dosyası: "Popülarite Engeli" mi?

Makalenin en dikkat çekici kısımlarından biri ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ilgili. Kommersant’ın iddiasına göre, Fidan’ın kamuoyundaki yüksek popülaritesi, "haleflik süreci" için bir engel olarak görülüyor. Gazeteye konuşan bir kaynak, hükümet yanlısı medyaya Fidan’ın haberlerinin kısıtlanması yönünde telkinler gittiğini, hatta son büyükelçiler konferansının bu yüzden ilk kez canlı yayınlanmadığını öne sürdü.

AK Parti İçinde "Hanedan" Rahatsızlığı

Rus gazetesine göre bu süreç parti içinde de sancısız geçmiyor. AK Parti’nin ağır toplarından Bülent Arınç’ın, "gücün aile içinde kalmasının Türk siyasi kültürüne ve seçmen yapısına uygun olmadığı" yönündeki görüşlerine yer verilirken, tabanın bu tür bir "hanedan" modeline nasıl tepki vereceğinin büyük bir soru işareti olduğu belirtiliyor.

Hedef 2028: Yeni Anayasa ve Tasfiye Dalgaları

Haberde ayrıca, Erdoğan’ın görev süresini uzatmak için hazırlanan "yeni anayasa" çalışmaları ile muhalif belediye başkanlarına yönelik son dönemde artan hukuki süreçler, iktidarın 2028’e giden yolu temizleme stratejisi olarak yorumlandı. Kommersant’a göre Türkiye, "sınırlı demokrasiden kişisel bir yönetim modeline" tam geçişin eşiğinde olabilir.

Haber365
bilgi@haber365.com.tr