16.02.2026-15:39
(Son Güncelleme:16.02.2026-15:39)
>
Mora (Peloponnisos) Üniversitesi Ekonomi Profesörü Panagiotis Liargovas, bir radio programına verdiği mülakatta, Türkiye ve Yunanistan arasındaki ticari ilişkilerin geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Liargovas, iki ülke liderinin belirlediği 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin sadece ekonomik bir kazanç değil, aynı zamanda siyasi istikrar için de bir “çapa” görevi göreceğini vurguladı.Hedef 2030’a Kadar 10 Milyar DolarŞu an yaklaşık 6,5 milyar Dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacminin, 2030 yılına kadar kademeli olarak 10 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Liargovas, bu sürecin detaylarının önümüzdeki dönemde imzalanacak alt anlaşmalarla netleşeceğini ifade etti.Profesör Liargovas, ticaretin artırılması için atılacak adımları şöyle sıraladı:Gümrük ve Bürokrasi: Gümrüklerdeki beklemelerin azaltılması ve bürokratik engellerin kaldırılması.Sınır Kontrolleri: Sağlık ve güvenlik denetimlerinin optimize edilmesi.İş Birliği: İki ülkenin ticaret odalarının daha sık bir araya gelerek ortak projeler geliştirmesi.“Kazan-Kazan” Stratejisi ve Yakın Tedarik ZinciriPandemi ve küresel krizlerin uzak coğrafyalarla yapılan ticaretin risklerini gösterdiğini hatırlatan Liargovas, komşuyla ticaret yapmanın stratejik önemine değindi:“Lojistik maliyetlerin düşük olduğu bir komşuyla ticaret yapmak varken neden uzak ülkeler tercih edilsin? Yakın tedarik zincirleri, kriz anlarında güvenli bir limandır. Bu anlaşmadan her iki taraf da kazançlı çıkacaktır.”Düşük Siyasetten Yüksek SiyaseteLiargovas’a göre, ekonomik iş birliği bir diplomasi aracı olarak kullanılıyor. Profesör, bu durumu “Düşük siyasetin (ekonomi, ticaret), yüksek siyaseti (diplomasi, egemenlik konuları) etkilemesi” olarak tanımlıyor. Ticari bağlar güçlendikçe, olası bir gerginliğin her iki taraf için de maliyeti artacak ve bu durum barışçıl bir iklimi zorunlu kılacaktır.Mevcut Ticari DurumTicaret dengesine de değinen Liargovas, şu anki tablonun Yunanistan aleyhine bir açık verdiğini belirtti:Türkiye’den İthalat: Yunanistan ağırlıklı olarak tarım ürünleri ve otomobil ithal ediyor.Yunanistan’dan İhracat: Yunanistan ise Türkiye’ye petrol ürünleri, mineraller ve sanayi ürünleri satıyor.Liargovas, Yunan ihracatçıların önünde de geniş bir alan olduğunu ve net bir takvimle bu hacmin her iki yönde de büyütülebileceğini sözlerine ekledi.Bu iş birliği süreci Atina’da, iki ülke arasındaki güven ortamının yeniden inşası için en somut temel olarak görülüyor.
Kaynak: Birlik Gazetesi
Mora (Peloponnisos) Üniversitesi Ekonomi Profesörü Panagiotis Liargovas, bir radio programına verdiği mülakatta, Türkiye ve Yunanistan arasındaki ticari ilişkilerin geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Liargovas, iki ülke liderinin belirlediği 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin sadece ekonomik bir kazanç değil, aynı zamanda siyasi istikrar için de bir “çapa” görevi göreceğini vurguladı.Hedef 2030’a Kadar 10 Milyar DolarŞu an yaklaşık 6,5 milyar Dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacminin, 2030 yılına kadar kademeli olarak 10 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Liargovas, bu sürecin detaylarının önümüzdeki dönemde imzalanacak alt anlaşmalarla netleşeceğini ifade etti.Profesör Liargovas, ticaretin artırılması için atılacak adımları şöyle sıraladı:Gümrük ve Bürokrasi: Gümrüklerdeki beklemelerin azaltılması ve bürokratik engellerin kaldırılması.Sınır Kontrolleri: Sağlık ve güvenlik denetimlerinin optimize edilmesi.İş Birliği: İki ülkenin ticaret odalarının daha sık bir araya gelerek ortak projeler geliştirmesi.“Kazan-Kazan” Stratejisi ve Yakın Tedarik ZinciriPandemi ve küresel krizlerin uzak coğrafyalarla yapılan ticaretin risklerini gösterdiğini hatırlatan Liargovas, komşuyla ticaret yapmanın stratejik önemine değindi:“Lojistik maliyetlerin düşük olduğu bir komşuyla ticaret yapmak varken neden uzak ülkeler tercih edilsin? Yakın tedarik zincirleri, kriz anlarında güvenli bir limandır. Bu anlaşmadan her iki taraf da kazançlı çıkacaktır.”Düşük Siyasetten Yüksek SiyaseteLiargovas’a göre, ekonomik iş birliği bir diplomasi aracı olarak kullanılıyor. Profesör, bu durumu “Düşük siyasetin (ekonomi, ticaret), yüksek siyaseti (diplomasi, egemenlik konuları) etkilemesi” olarak tanımlıyor. Ticari bağlar güçlendikçe, olası bir gerginliğin her iki taraf için de maliyeti artacak ve bu durum barışçıl bir iklimi zorunlu kılacaktır.Mevcut Ticari DurumTicaret dengesine de değinen Liargovas, şu anki tablonun Yunanistan aleyhine bir açık verdiğini belirtti:Türkiye’den İthalat: Yunanistan ağırlıklı olarak tarım ürünleri ve otomobil ithal ediyor.Yunanistan’dan İhracat: Yunanistan ise Türkiye’ye petrol ürünleri, mineraller ve sanayi ürünleri satıyor.Liargovas, Yunan ihracatçıların önünde de geniş bir alan olduğunu ve net bir takvimle bu hacmin her iki yönde de büyütülebileceğini sözlerine ekledi.Bu iş birliği süreci Atina’da, iki ülke arasındaki güven ortamının yeniden inşası için en somut temel olarak görülüyor.
Kaynak: Birlik Gazetesi
DİĞER Dünya HABERLERİ