İran’dan ABD’ye Ateşkes Ret Mesajı: ‘Bu, Yeni Suçlar İçin Moladır
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile olası bir ateşkese dair açıklamasında, “Ateşkesi reddetmemizin temel nedeni tecrübelerimizdir. Ateşkes, güçlerin toparlanıp yeni suçlar işlemek için verilen bir ara niteliğindedir. Hiçbir aklı başında ülke bunu kabul etmez” ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, diplomatik süreç, ateşkes olasılığı ve bölgedeki gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu. Bekayi, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı saldırıları değerlendirerek, “Diplomatik süreç devam ederken haksız bir savaş başlatıldı. İşlenen suçlar tarihin en büyük suçlularını bile aklayacak nitelikteydi, hatta Hitler döneminde bile benzeri görülmemiştir” dedi.
İran’daki üniversitelerin hedef alınmasına dikkat çeken Bekayi, “Çalışkanlığın ve bilim sevgisinin simgesi olan Şerif Üniversitesi sığınak delici bombalarla vuruldu. Bu, saldırıya uğrayan beşinci üniversite oldu ve ABD ile İsrail’in İran’ın ilerlemesine duyduğu düşmanlığı açıkça gösteriyor. Son bir haftadaki gelişmeler hızlı ilerledi” ifadelerini kullandı.
ABD’nin İran’a yönelik saldırıları artırma yönündeki açıklamalarına da değinen Bekayi, “Son bir yılda ABD attığı adımlarla diplomasiyi itibarsızlaştırdı. Verdiği sözleri tutmadı, uluslararası kuralları hiçe saydı ve son birkaç ayda yaklaşık 70 uluslararası belgeden çekildi. Müzakereler sürerken iki kez İran’a karşı savaş suçu niteliğinde adımlar atıldı. ABD’nin iddiaları eylemleriyle örtüşmüyor. Barış ve savaş konusunda durum nettir. Gerektiğinde ülkemizi savunur ve alınan kararlar doğrultusunda hareket ederiz. Barış için de aynı yaklaşımı sürdürürüz. Mevcut şartlarda hiçbir kırmızı çizgiye uyulmadığı için tüm dikkatimizi savunmaya vermek zorundayız. Bizim görevimiz bu süreci desteklemektir” dedi.
Ateşkes iddialarına ilişkin konuşan Bekayi, “Aracı ülkeler üzerinden iletilen 15 maddelik teklif aşırı ve gerçekçi değildi. Taleplerimizi kendi çıkarlarımız doğrultusunda belirledik ve meşru taleplerimizi dile getirmekten çekinmiyoruz. Bu geri adım değil. Savunma güçlerimiz sahada görevini sürdürürken diplomasi de sorumluluğunu yerine getiriyor. Ölçütümüz milli çıkarlar ve ulusal güvenliktir. Yanıtlarımız hazır ve gerektiğinde kamuoyunu bilgilendireceğiz” ifadelerini kullandı.
Aracı ülkeler üzerinden yürütülen temaslara değinen Bekayi, “Başından itibaren mesaj trafiği aracı ülkeler üzerinden iletiliyor. Ancak ültimatom ve savaş suçu tehdidi ile müzakere bağdaşmaz. Düşmanın saldırılarını artırdığı ortamda tüm dikkat ülkenin savunmasına verilmelidir. Bu tür tehditler başlı başına savaş suçudur. Bir ülkenin altyapılarını yok etmekle tehdit edilmesi ve sivil hedeflere saldırı için yeşil ışık yakılması savaş suçudur. Buna katkı sağlayan her ülke hesap vermelidir. Tüm ülkeler, ABD ile yapılacak iş birliğinin savaş suçu sayılacağını bilmeli” dedi.
ABD’nin nükleer rezervleri hedef aldığı iddia edilen operasyonu hakkında Bekayi, “Operasyonla ilgili çok sayıda soru ve belirsizlik var. Pilotun bulunduğu iddia edilen bölge ile hedeflenen nokta arasında ciddi mesafe bulunuyor. Bu, zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmeye yönelik bir aldatma operasyonu olabilir. Kesin olan, operasyonun sonucu ‘Tebes 2’ gibi oldu. İlahi bir yardımın göstergesidir. İran halkı bu destekle korundu ve direniş sonuç verdi. ABD’nin ders çıkarmasını umuyoruz. Tüm İran halkı, ulusal egemenliği savunma kararlılığını açıkça göstermelidir” dedi.
Nükleer tesislere yönelik saldırılar ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) tutumuna tepki gösteren Bekayi, “Ajansın yaklaşımı felaketti. Barışçıl nükleer tesislere yönelik saldırıların normalleştirilmesine adımlar atıldı. UAEA Başkanı Rafael Grossi’nin açıklamaları sınırları aştı. Bu, İran’a karşı işlenen suçlara eşlik ve meşrulaştırma anlamına geliyor. Açıklamalar güvenilirliği zedeliyor. Ajans raporlarında İran’a yönelik en küçük ihlal bulunmamaktadır. Sürekli savaş ortamını körükleyen açıklamalar yapan kişinin yeterliliği sorgulanmalıdır” dedi.
Grossi’nin sorumluluğuna değinen Bekayi, “Birleşmiş Milletler Başkanlığı gibi bir hedefi olan Grossi, adının bu suçların parçası olarak kayıtlara geçtiğini bilmelidir. Uluslararası toplum, saldırganlığı meşrulaştıran açıklamalar yapan birinin üst düzey görevler için uygun olup olmadığını değerlendirmelidir” ifadelerini kullandı.
Savaşa ilişkin değerlendirmesinde Bekayi, “Savaşı meşrulaştırmak için ortaya atılan ‘yakın tehdit’ iddiaları sürecin dar ve kişisel çıkarlar temelinde yürüdüğünü gösteriyor. Bu savaşın tek kazananı, bölgede barış ve istikrar istemeyen İsrail’dir” dedi.
Avrupa’da muhtemel “sahte bayrak” senaryolarına ilişkin Bekayi, “Bu komplo teorisi değil. ABD ve İsrail bunu defalarca kullandı ve bu savaşta da örnekler görüldü. İran, hedeflerini açıkça ilan etti. Eylemlerimiz savunmaya ve saldırıların kaynağına yöneliktir, uluslararası hukuk çerçevesinde meşrudur. Bölge ülkelerine, topraklarını düşmanın kullanımına açmamaları çağrısı yaptık. Zaman zaman bizim tarafımızdan yapılmayan saldırılar da gerçekleşti. Bu tür senaryolar başka yerlerde tekrarlanabilir. Herkesi ABD ve Siyonist rejimin eylemlerine karşı dikkatli olmaya davet ediyoruz” dedi.
Hürmüz Boğazı’nın durumuna dair Bekayi, “Toplantı, iki ülkenin dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde gerçekleştirildi. İran ve Umman, güvenli deniz trafiğini ortak kaygı olarak görüyor. İran, uluslararası hukuk çerçevesinde su yolunun güvenliğini sağlamak için tedbirler aldı ve düşman gemilerinin geçişine izin verilmeyeceğini açıkladı. Düşman olmayan gemiler için bazı düzenlemeler yapıldı. Umman ile gemi geçişine ilişkin usul belirleme görüşmeleri sürüyor” dedi.
Ateşkes konusuna dair Bekayi, “Verilen süreler savunmamızı etkilememelidir. Ateşkesi reddetmemizin nedeni tecrübemizdir. Ateşkes, güçlerin yeniden toparlanıp yeni suçlar işlemesi için verilen bir moladır. Hiçbir aklı başında ülke bunu kabul etmez. Taleplerimiz karşılanmalı ve ateşkes ile savaş arasında tekrar eden döngü oluşmamalıdır. Ulusal güvenlik konularında, yeniden suç işlenmesini engelleyecek garantilerle hareket etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Türkiye ve Azerbaycan ile füze iddialarına ilişkin Bekayi, “Azerbaycan ile görüşmeler yanlış anlamaları giderdi. Türkiye’ye yönelik herhangi bir füze atışımız olmadığını ifade ettik ve konu görüşmeler yoluyla çözüldü” dedi.