15.06.2026-17:29 (Son Güncelleme:15.06.2026-17:39)

İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi: "Lübnan’ın güvenliği tehdit edilirse anlaşma sürdürülemez"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran’da düzenlediği basın toplantısında, "Lübnan’ın güvenliği tehdit edilirse anlaşma sürdürülemez" diyerek Lübnan'ın ulusal egemenliğinin, ABD ile varılan mutabakat zaptının temel noktalarından biri olduğunu söyledi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile cuma günü İsviçre'de imzalanacak mutabakat öncesinde açıklamalarda bulundu. Lübnan’ın güvenliğinin ve egemenliğinin kırmızı çizgileri olduğunu vurgulayan Bekayi, "Anlaşmaya varmış olmamız, İran’a karşı işlenen suçları unutacağımız anlamına gelmiyor" dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran’da düzenlediği basın toplantısında, İsviçre’deki resmi imza töreni öncesi bölgesel gelişmeleri ve mutabakat metninin detaylarını değerlendirdi. Bekayi, İsrail'in Lübnan’a yönelik saldırılarına atıfta bulunarak, Lübnan’ın toprak bütünlüğünün bu anlaşmanın sürdürülebilirliği için temel şart olduğunu açıkladı.

"Lübnan’ın güvenliği tehdit edilirse anlaşma sürdürülemez"

Lübnan'ın mutabakat zaptının en kritik parçası olduğunu ve Tahran'ın bölgedeki gelişmeleri yakından izleyeceğini ifade eden Bekayi, "Siyonist varlığın Lübnan'a yönelik bu terör saldırıları nedeniyle belirli ölçütlere göre kararımızı aldık" diyerek şu uyarıyı yaptı:

"Lübnan'ın ulusal egemenliği, ABD ile varılan mutabakat zaptının temel noktalarından biridir. Anlaşma, açıkça belirtildiği gibi Lübnan'ın ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi de dahil olmak üzere savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesini vurgulamaktadır. Lübnan'ın güvenliği ve toprak bağımsızlığına ilişkin kapsamlı garantiler olmadan hiçbir anlaşma sürdürülebilir olmayacaktır. Lübnan’ın güvenliği tehdit edilirse anlaşma sürdürülemez."

"Amerikalılara şüpheyle bakıyoruz"

İran ile ABD arasındaki güvensizliğin tarihi kökenlerine dikkat çeken Sözcü Bekayi, Washington yönetiminin güven kazanması için önünde uzun bir yol olduğunu belirtti. 1953 yılında İran'da gerçekleşen darbeye (Musaddık darbesi) atıfta bulunan Bekayi, şu ifadeleri kullandı:

"Amerikalılara şüpheyle bakıyoruz. Çünkü 1953'e kadar uzanan geçmiş deneyimlerimiz var. O andan itibaren ABD ile İran arasında güven yok oldu ve bu çok derin köklü bir durum. ABD’nin güvenimizi kazanmak için kat etmesi gereken uzun bir yol var."

"Geçmiş suçları asla affetmeyeceğiz"

Varılacak olan anlaşmanın bir "unutmama veya aklama" metni olmadığının altını çizen Bekayi, tüm şehitler için adalet ve tazminat aranması sürecinin hukuki olarak devam edeceğini vurguladı. İran halkına karşı işlenen büyük suçların hiçbir şartta unutulamayacağını belirten Bekayi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Dışişleri Bakanlığı, bu iğrenç suçları belgelemek ve uluslararası platformlara taşımak için her türlü aracı kullanacaktır. Gerilimleri azaltmak ve savaşı sona erdirmek için herhangi bir anlaşmaya varmış olmamız; diğer tarafın İran halkına karşı işlediği suçları görmezden gelmek, unutmak veya affetmek anlamına asla gelmeyecektir."

beren.alpugan@haber365.com.tr