Herediter Anjioödem Nedir?
Herediter anjioödem, nadir görülen bir hastalık olup, vücudun bazı bölgelerinde (el, ayak, baş, boyun, göz kapakları, dudaklar, dil ve genital bölgeler) şişliklere yol açar. Tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen bu hastalık, kişilerin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürmektedir.
Hastalığın Nedenleri ve Belirtileri
Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görev yapan Prof. Dr. Öner Özdemir, Türkiye'de yaklaşık 1000-1500 herediter anjioödem hastasının bulunduğunu belirtmiştir. Hastalığın kaynağı, C1 inhibitör protein eksikliğidir. Bu eksiklik, SERPİNG1 genindeki mutasyonlardan kaynaklanır. Özdemir, "Bu eksiklik, vücudun pıhtılaşma ve bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde bozulmalara yol açarak şişliklere neden olur" diye açıklamıştır.
Hastaların yaşamlarının ilk 5 yılında bazı belirtiler görülebilir; ancak tanı konması uzun sürebilir. Anjioödem, hastanın iş, okul ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyerek yalnızlık hissine yol açabilir.
Tedavi Yöntemleri
Tedavi sürecinde, atak anında damar yoluyla plazmadan elde edilen ve C1 inhibitör içeren ilaçlar kullanılır. Ayrıca, ağızdan alınan yeni bir ilacın da etkili olduğu ve hastanın yaşam kalitesini artırdığı belirtilmektedir.
Öner Özdemir, "Herediter anjioödem tedavisi ömür boyu süren bir süreçtir. Ataklar kontrol edilmezse gırtlak ödemi nedeniyle hastalar kaybedilebilir" diyerek hastaların ve doktorların dikkatli olmaları gerektiğini vurgulamıştır.
16 Yaşındaki Eyüp Ensar Alkan'ın Hikayesi
Prof. Dr. Özdemir'in 2017'de herediter anjioödem teşhisi koyduğu 16 yaşındaki Eyüp Ensar Alkan, çocukken yaşadığı sıkıntıları paylaşarak, “Eli ve ayağım şişti, ama ne olduğunu bilmiyordum, zor zamanlar geçirdim” demiştir. Alkan, teşhis sonrası bilinçlendiklerini belirtmiştir.
Baba Ali Kemal Alkan ise, uzun süredir bu hastalıkla mücadele ettiklerini ve tablet şeklindeki ilaçların oğlunun hayatına olumlu katkılarda bulunduğunu dile getirmiştir.
Vücutta oluşturduğu şişliklerle kişinin hayatını zorlaştıran, nadir hastalıklardan herediter anjioödem, ömür boyu tedavi gerektiriyor. Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öner Özdemir, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.