19.03.2026-22:22 (Son Güncelleme:19.03.2026-22:22)

Hakan Fidan’dan dikkat çeken İran çıkışı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin dikkat çeken ayrıntıları paylaştı. Fidan, görüşme sırasında Riyad’a yönelik füze saldırılarını hatırlatarak, “Bari toplantının yapıldığı zaman füze göndermeyin Riyad’a” dediğini aktarırken, Türkiye’nin hem saldırıları hem de bölge ülkelerine yönelen misillemeleri doğru bulmadığını vurguladı.

>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgedeki gerilime ilişkin yaptığı değerlendirmede, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinden çarpıcı bir diyaloğu kamuoyuyla paylaştı. Fidan’ın aktardığı ifadeler, Türkiye’nin bölgesel krizler karşısındaki dengeli ve ilkesel tutumunu bir kez daha ortaya koydu.

>

Hakan Fidan, Abbas Arakçi’nin kendisini aradığını belirterek, görüşme sırasında dikkat çeken bir hatırlatmada bulunduğunu söyledi. Fidan, konuşmada Arakçi’ye, “Yani biz, sen şimdi bizi arıyorsun yukardan da füzeler geliyor, Riyad’da az önce füzeler vuruldu. Yani bari toplantının yapıldığı zaman füze göndermeyin Riyad’a” dediğini ifade etti.

>

Bakan Fidan, görüşmede İran tarafını dinlediklerini ve Türkiye’nin gerekli değerlendirmeleri açık şekilde ilettiğini belirtti. Türkiye’nin bölgede hiçbir saldırıyı meşru görmediğini vurgulayan Fidan, ilkesel duruşun net olduğunu söyledi.

>

Fidan, “Her zaman için bizim durduğumuz yeri biliyorsunuz; yani biz onlara yapılan saldırıyı haklı bulmuyoruz ama onların da bölge ülkelerine yaptıkları saldırıyı haklı bulmuyoruz. Bir yanlış başka bir yanlışa gitmemeli” sözleriyle Ankara’nın tutumunu özetledi.

>

Türkiye’nin mesajının açık olduğu değerlendirilirken, Ankara’nın bir yandan bölgedeki saldırganlığı reddettiği, diğer yandan misilleme adı altında üçüncü ülkelerin hedef alınmasına da karşı çıktığı görüldü. Bu yaklaşım, Türkiye’nin bölgede gerilimi düşürmeye ve diplomatik zemini korumaya dönük siyasetinin yansıması olarak yorumlandı.

>

Hakan Fidan’ın açıklamaları, Orta Doğu’daki savaş riskinin genişlediği bir dönemde, bölge ülkelerine verilen güçlü bir diplomasi mesajı olarak öne çıktı. Ankara’nın, “krizi büyütmeyin” çağrısını doğrudan muhataplarına ilettiği ve dengeli pozisyonunu koruduğu değerlendiriliyor.


ramdaafsar1@gmail.com