31.03.2026-18:59 (Son Güncelleme:31.03.2026-18:59)

Avrupa Parlamentosu SEDE Komitesi’nden Türkiye’yi Horizon Europe Savunma Programından Dışlama Kararı

Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Alt Komitesi (SEDE), 2028-2034 dönemini kapsayan Horizon Europe programının savunma bileşenlerinden Türkiye’nin dışlanmasını öngören değişikliği 29 lehte oyla kabul etti. Kıbrıs Rum Milletvekili Costas Mavrides tarafından sunulan öneri, henüz alt komite düzeyinde olup nihai karar için diğer komitelerin onayı beklenmektedir.

>Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Alt Komitesi (SEDE), 2028-2034 dönemini kapsayacak Horizon Europe araştırma ve inovasyon programının savunma bileşenlerinden Türkiye’nin dışlanmasına yönelik bir değişiklik önerisini kabul etti.

>Kıbrıs Rum Milletvekili Costas Mavrides (S&D) tarafından sunulan ve 24 Mart 2026 tarihinde oylanan değişiklik, 29 lehte, 5 aleyhte ve 1 çekimser oyla geçti. Öneride, AB’nin savunma ve güvenlik politikalarına aykırı tutum sergileyen ülkelerin programa katılımının engellenmesi gerektiği vurgulanarak, Türkiye’nin savunma odaklı projelerden açıkça dışlanması hedeflendi.

>Söz konusu karar, henüz Alt Komite görüşü niteliğinde olup, Avrupa Parlamentosu’nun ilgili diğer komiteleri (ITRE) ve Genel Kurulu’ndan geçmesi halinde nihai düzenlemeye yansıyacaktır. Türkiye, 2021 yılından itibaren Horizon Europe programına tam ortak ülke statüsüyle katılmakta ve sivil araştırma-inovasyon alanlarında önemli katkı sağlamaktadır.

>Resmi makamlardan konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Gelişme, Türkiye-AB ilişkilerinde savunma ve teknoloji işbirliği açısından yakından takip edilmektedir.

>Analiz: Stratejik Özerklik ve Adil İşbirliği Perspektifinden Değerlendirme

>Avrupa Parlamentosu SEDE Alt Komitesi’nin aldığı karar, Horizon Europe programının savunma bileşenlerinde Türkiye’yi hedef alan siyasi bir tutum olarak değerlendirilmektedir. Bu yaklaşım, AB’nin kendi savunma ve teknolojik özerkliğini güçlendirme hedefiyle çelişmekte ve ortak ülke statüsüne sahip bir NATO müttefikini dışlayarak, programın temel ilkelerini zedelemektedir.

>Türkiye, Horizon Europe’a 2021’den bu yana tam ortak ülke olarak katılmakta ve program kapsamında 362 milyon avronun üzerinde net fon elde etmiştir. Savunma sanayiinde elde ettiği yerli ve millî kabiliyetler (İHA/SİHA sistemleri, yerli turbofan motor teknolojisi, elektronik harp sistemleri ve uzay-mekanik altyapısı) ile Avrupa’nın kolektif güvenliğine somut katkı sunmaktadır. Türkiye’nin bu alandaki teknolojik birikimi, yalnızca ulusal savunma kapasitesini değil, aynı zamanda NATO ve AB üyesi ülkelerle gerçekleştirilen ortak operasyonel projeleri de güçlendirmektedir.

>Kararın gerekçesi olarak gösterilen “güvenlik ve uluslararası hukuka uyum” kriterleri, siyasi motivasyonla şekillenmiş görünmekte ve Kıbrıs merkezli ikili anlaşmazlıkları AB’nin stratejik araştırma politikasının belirleyicisi haline getirmektedir. Bu durum, AB’nin “stratejik özerklik” söylemini zayıflatmakta ve üçüncü ülkelerle eşitlikçi, kazan-kazan temelli işbirliğini engellemektedir. Oysa Horizon Europe’un amacı, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü artırmak ve savunma inovasyonunda ortak standartlar oluşturmaktır. Türkiye gibi yüksek teknoloji kapasitesine sahip bir ortağın dışlanması, programın etkinliğini azaltacak ve Avrupa’nın teknolojik üstünlüğünü riske atacaktır.

>Sonuç itibarıyla, bu kararın gözden geçirilmesi, AB’nin uzun vadeli çıkarları açısından elzemdir. Türkiye, savunma ve çift kullanımlı teknolojilerde sunduğu yenilikçi çözümlerle Avrupa’nın güvenlik mimarisine değer katmaya devam etmektedir. Adil, şeffaf ve stratejik ortaklığa dayalı bir işbirliği modeli, hem Türkiye hem de Avrupa Birliği için en rasyonel ve sürdürülebilir yol olarak öne çıkmaktadır.

ramdaafsar1@gmail.com