09.02.2026-22:27 (Son Güncelleme:09.02.2026-22:27)

Alman Medyasından NATO İtirafı: “ABD Yoksa Türkiye Var”

Türk Donanması’na ait TCG Anadolu, TCG İstanbul, TCG Oruç Reis ve TCG Derya gibi platformlar, Alman basınında “tatbikatın en güçlü katkısı” olarak manşetlere taşındı.

Alman Medyasından NATO İtirafı: “ABD Yoksa Türkiye Var” — Berlin’in Çift Taraflı Oyunu mu?

NATO’nun Avrupa’daki caydırıcılığını test eden Steadfast Dart 2026 Tatbikatı, Almanya’da sürerken, Alman medyasında dikkat çeken bir dil değişimi gözleniyor.
Bir yandan Türkiye’nin tatbikattaki ağırlığı övgüyle vurgulanırken, diğer yandan Berlin’in Ankara’ya yönelik siyasi ve diplomatik mesafesini korumayı sürdürmesi “çift taraflı tutum” tartışmalarını beraberinde getiriyor.

Sahada Türkiye, Masada Mesafe

Almanya’da gerçekleşen tatbikatta, Türkiye; kara birliklerinin yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki deniz unsurlarıyla öne çıktı.
Türk Donanması’na ait TCG Anadolu, TCG İstanbul, TCG Oruç Reis ve TCG Derya gibi platformlar, Alman basınında “tatbikatın en güçlü katkısı” olarak manşetlere taşındı.

Kieler Nachrichten başta olmak üzere birçok Alman gazetesi, ABD’nin tatbikatta yer almamasına dikkat çekerek, “Bu boşluğu Türkiye doldurdu” yorumunu yaptı.

Övgü Var, Güven Yok

Ancak aynı Almanya’nın;

  • Türkiye’ye yönelik savunma sanayii kısıtlamaları,

  • AB platformlarında Ankara’ya mesafeli tutumu,

  • Güvenlik iş birliğinde temkinli yaklaşımı

devam ediyor.

Bu tablo, Alman medyasındaki övgü ile Berlin’in siyasi refleksleri arasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor. Sahada Türkiye’nin askeri gücüne ihtiyaç duyan bir Almanya, masada ise Ankara’ya karşı ihtiyatlı ve mesafeli bir çizgi izliyor.

“ABD Yoksa Türkiye Var” Ama…

Alman analizlerinde sıkça kullanılan “ABD yoksa Türkiye var” ifadesi, NATO içindeki güç dengelerinin değiştiğine işaret ederken, Berlin’in bu gerçeği stratejik bir kabule mi yoksa geçici bir zorunluluğa mı dönüştürdüğü sorusu gündeme geliyor.

Zira Almanya, NATO’nun Avrupa kanadında caydırıcılığı konuşurken Türkiye’yi vazgeçilmez bir aktör olarak işaret ediyor; aynı anda Türkiye’yi AB’nin dışında tutan, savunma alanında sınırlayan politikalar izlemeyi sürdürüyor.

Baltık’ta Bir İlk ve Sessiz Rahatsızlık

Türkiye’nin ilk kez Baltık Denizi’ne savaş gemisi göndermesi ve Kuzey Almanya’daki kış şartlarında tatbikata katılması, Alman kamuoyunda teknik bir başarı olarak sunulsa da, perde arkasında “Türkiye bu kadar merkezde olmalı mı?” sorusunun da dolaştığı ifade ediliyor.

Diplomatik çevrelere göre Berlin’in temel kaygısı, Türkiye’nin NATO içindeki fiili ağırlığının artmasıyla birlikte Avrupa güvenlik mimarisinde daha belirleyici bir aktöre dönüşmesi.

Ortaya çıkan tablo net:
Almanya, güvenlik söz konusu olduğunda Türkiye’ye ihtiyaç duyuyor; ancak bu ihtiyacın siyasi yakınlaşmaya dönüşmesini istemiyor.

Bu nedenle Alman basınındaki övgüler, bazı çevrelerce “zorunlu bir kabul”, Berlin’in politik tutumu ise “kontrollü mesafe” olarak yorumlanıyor.

ramdaafsar1@gmail.com