21.05.2026-10:33 (Son Güncelleme:21.05.2026-10:33)

ABD-Küba Hattında Hareketlilik: USS Nimitz Karayipler'de

ABD Başkanı Trump, "Küba'yı özgürleştireceğiz" dedi; Washington yönetimi dev uçak gemisi USS Nimitz'i Karayipler'e gönderdi. Küba ise olası bir askeri müdahalenin bölgeyi kan gölüne çevireceğinin uyarısında bulundu.

>ABD ile Küba arasındaki gerilim en üst seviyeye tırmandı. Eski lider Raul Castro hakkında açılan şok iddianamenin ardından ABD Başkanı Donald Trump, "Küba'yı özgürleştireceğiz" açıklaması yaptı. Washington, açıklamadan hemen sonra dünyanın en büyük uçak gemilerinden USS Nimitz’i Karayipler’e sevk etti. Küba ise "Askeri müdahale bölgeyi kan gölüne çevirir" uyarısında bulundu.

Soğuk Savaş yıllarını aratmayan diplomatik ve askeri kriz, Karayipler’i yeniden dünya gündeminin merkezine taşıdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba’ya yönelik sert açıklamaları ve eş zamanlı olarak ABD Donanması’nın bölgeye nükleer uçak gemisi göndermesi, "askeri müdahale" senaryolarını güçlendirdi.

Trump’tan “Sözde Özgürlük” Açıklaması

Connecticut eyaletindeki bir program dönüşü havalimanında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, Küba'daki ekonomik ve siyasi durumun "çok kötü" olduğunu savundu. Halkın gıda ve elektrik sıkıntısı çektiğini belirterek ABD'den yardım istediğini iddia eden Trump, "Onlara yardım edeceğiz. Küba halkı harika insanlar ve 65 yıldır bugünü bekliyorlar. Küba'yı özgürleştireceğiz" ifadelerini kullandı.

Bölgede tansiyonun yükselip yükselmeyeceğine dair bir soru üzerine ise Trump, "Tansiyona gerek yok. Ülke parçalanıyor. Orası tam bir felaket, yönetim kontrolü gerçekten kaybetmiş durumda" diyerek Havana yönetimine yüklendi.

Krizi Tetikleyen Raul Castro İddianamesi

Trump'ın bu sert çıkışı, ABD Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche'nin yaptığı tarihi bir açıklamanın hemen ardından geldi. ABD, Küba Komünist Partisi liderliğinden 2021'de ayrılan ancak hala ülkenin en güçlü figürü kabul edilen 94 yaşındaki eski Devlet Başkanı Raul Castro ve bazı yetkililer hakkında iddianame hazırlandığını duyurdu.

Castro, 1996 yılında insani yardım grubu *"Brothers to the Rescue"*ya ait uçakların düşürülmesi olayıyla bağlantılı olarak "ABD vatandaşlarını öldürmek amacıyla komplo kurmakla" suçlanıyor.

USS Nimitz Karayipler'de

Diplomatik kriz sürerken, ABD Güney Saha Komutanlığı (SOUTHCOM) askeri hamleyi resmen duyurdu. Dünyanın en büyük savaş gemileri arasında yer alan "USS Nimitz (CVN 68)" nükleer uçak gemisi, USS Gridley muhribi ve USNS Patuxent ikmal gemisiyle birlikte Karayipler'e konuşlandırıldı.

Tayvan Boğazı ve Arap Körfezi gibi sıcak bölgelerdeki görevleriyle bilinen USS Nimitz’in bölgeye ani sevkiyatı, Washington’ın Küba’ya karşı askeri caydırıcılık kartını masaya sürdüğünü gösteriyor.

Küba'dan Sert Tepki: "Bölge Kan Gölüne Döner"

Krize yol açan süreç, Trump'ın 30 Ocak'ta Küba'ya petrol sağlayan ülkelere yönelik ağır gümrük vergisi kararnamesi imzalamasıyla başlamıştı. Trump'ın Küba'yı "çökmüş bir devlet" olarak tanımlamasına Havana'dan yanıt gecikmedi.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD'nin ülkesine askeri olarak müdahale etmek için asılsız "bahaneler" ürettiğini belirterek sert bir uyarıda bulundu: "Olası bir askeri müdahale durumunda tüm bölge kan gölüne döner."

Washington’ın Tanıdık "Müdahale" Doktrini

ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba’daki "gıda, elektrik ve ekonomik kriz" vurguları ile "özgürleştirme" vaadi, hafızalardaki tanıdık bir askeri stratejiyi yeniden canlandırıyor. Yakın tarihe bakıldığında Washington yönetimi; Irak, Libya ve Afganistan müdahalelerinden önce de hedef ülkelerdeki insani dramları, ekonomik çöküşleri ve halkın yardım çığlıklarını öne çıkarmıştı. Trump'ın Küba'yı "çökmüş bir devlet" ilan ederek adaya nükleer uçak gemisi göndermesi, askeri bir operasyonu uluslararası kamuoyu nezdinde meşrulaştırma çabası ve operasyon öncesi örülen siyasi bir kılıf olarak okunuyor.


Kaynak: AA / Dış Basın

beren.alpugan@haber365.com.tr