Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, yaklaşan hasat dönemi öncesinde ayçiçeği ve soya üreticilerinin ciddi bir belirsizlik içerisinde olduğunu belirterek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) bu ürünlerde alım yapmasının hem üreticinin korunması hem de Türkiye’nin gıda güvenliği açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.
Doğan, Türkiye’nin bitkisel yağ ihtiyacının önemli bir bölümünün ithalat yoluyla karşılandığını ifade ederek, yerli üretimin desteklenmesinin ekonomik ve stratejik bir zorunluluk haline geldiğini kaydetti.
Resmi verilere göre, Türkiye’nin ayçiçeği tohumu ihtiyacının yaklaşık üçte birinin yerli üretimle karşılanabileceğini hatırlatan Doğan, kalan bölümün ise ithalatla tamamlandığını belirtti. Kuraklık, artan maliyetler ve küresel piyasalardaki dalgalanmaların üreticinin geleceğe güvenle bakmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Girdi maliyetlerindeki artışa değinen Doğan, “Bugün çiftçimizin en büyük sorunu üretmek değil, ürettiğini değerinde satabilmektir. Özellikle mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, sulama ve işçilik maliyetleri son yıllarda ciddi oranlarda yükselmiştir. Buna karşın üretici fiyatları çoğu zaman maliyet artışını karşılayamamaktadır.” dedi.
Hasat dönemindeki piyasa fiyatlarının çiftçileri zor durumda bırakabileceğine dikkat çeken Doğan, Türkiye’nin tarım merkezlerinden biri olan Çukurova’da ayçiçeği ve soya ekim alanlarının öneminin her geçen yıl arttığını vurguladı. “Bu ürünler yalnızca çiftçiyi değil; yağ sanayisini, hayvancılık sektörünü ve tüketicileri de doğrudan ilgilendirmektedir.” diyen Doğan, TMO’nun ayçiçeği ve soya için de güvence vermesi gerektiğini belirtti.
Tarım ve Orman Bakanlığına yaptığı çağrıda Doğan, “Ayçiçeği ve soya için hasat başlamadan önce taban alım fiyatları açıklanmalı ve TMO lisanslı depolar aracılığıyla alımlara başlamalıdır.” dedi. Üreticinin önünü görebilmesi için fiyat politikasının erkenden belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Doğan, “Hasat başladıktan sonra açıklanan fiyatlar üreticiyi rahatlatmıyor. Çiftçi ekimini yaparken, hasada hazırlanırken ne kazanacağını bilmek istiyor.” ifadelerini kullandı.
Doğan, Türkiye’nin bitkisel yağda dışa bağımlılığını azaltmanın yolunun yerli üreticiyi güçlendirmekten geçtiğini vurguladı. “Çiftçimiz üretmeye devam ederse ülkemiz kazanır. Üreticimizin alın teri korunursa sofralarımız bereketli olur.” diyerek, TMO alımlarının gecikmeden hayata geçirilmesi ve taban fiyatların maliyet ve makul kâr esas alınarak açıklanması gerektiğini belirtti.
“Çiftçimiz tarlada kalmasın, üretim azalmadan devam etsin.” şeklinde konuştu.

YÜREĞİR ZİRAAT ODASI BAŞKANI MEHMET AKIN DOĞAN, YAKLAŞAN HASAT DÖNEMİ ÖNCESİNDE AYÇİÇEĞİ VE SOYA ÜRETİCİLERİNİN CİDDİ BİR BELİRSİZLİK İÇERİSİNDE OLDUĞUNU BELİRTEREK, TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ’NİN (TMO) BU ÜRÜNLERDE ALIM YAPMASININ HEM ÜRETİCİNİN KORUNMASI HEM DE TÜRKİYE’NİN GIDA GÜVENLİĞİ AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEM TAŞIDIĞINI VURGULADI.