AS TV’de yayınlanan Makro Notlar programında gazeteci Güngör Yavuzaslan, Erdoğan–Miçotakis görüşmesi sonrası Batı Trakya Türk Azınlığına ilişkin açıklamaları değerlendirerek, Lozan üzerinden yapılan “dini azınlık” tanımına karşı kimlik ve tarih vurgusu yaptı.
AS TV ekranlarında yayınlanan ve dış politika ile stratejik gelişmeleri derinlikli analizleriyle ele alan “Makro Notlar” programında bu hafta gündem, Batı Trakya Türk Azınlığı oldu.
Uluslararası alanda stratejik konulara yaklaşımı ve yorumlarıyla tanınan deneyimli gazeteci Güngör Yavuzaslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis arasında Ankara’da gerçekleşen kritik görüşmenin ardından yapılan ortak basın toplantısında Batı Trakya Türk Azınlığına yönelik açıklamaları değerlendirdi.
Yavuzaslan, özellikle Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Türk varlığına ilişkin resmi söylemini, Lozan Antlaşması çerçevesinde yeniden tanımlama çabasını ve buna karşı Türkiye’nin net tutumunu tarihsel, siyasi ve kimlik boyutlarıyla ele aldı.
AS TV’deki “Makro Notlar“ programında gazeteci Güngör Yavuzaslan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’nın Ankara’da Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile yaptığı görüşme sonrasında iki liderin katıldığı ortak basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Miçotakis’e hitaben yaptığı konuşmasında Batı Trakya Türk Azınlığına değinmesini değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında, “Münasebetlerimizin beşeri unsurunu teşkil eden azınlıklar konusunda tarihi sorumluluk bilinciyle hareket etmemiz gerekiyor. Batı Trakya Türk azınlığının dini özgürlükler ve eğitim imkanlarından tam olarak yararlandırılmaları konusundaki beklentilerimizi Sayın Başbakan ile paylaştık.” İfadelerini kullanmıştı.
Konuşma sırası Yunan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’e gelmişti. Miçotakis konuşmasında Batı Trakya Türk Azınlığına şu sözlerle değinmişti:
“Azınlıklar konusunda Lozan Antlaşması’nı baz alıyoruz. Bu Antlaşmaya göre Trakya’da bir dini azınlıktan bahsediliyor, bir Müslüman azınlıktan bahsediliyor. Ancak şunu bir kere daha söylemek istiyorum; Trakya’daki (Batı) Ellines Muslumani (Yunan Müslümanları), büyük bir uyum içerisinde bölgedeki Hristiyanlarla birlikte yaşıyorlar. Yasalar ve hukuk önünde eşitler. Yine Türkiye’de, İstanbul’da Yunan azınlığı her ne kadar sayısı azalmış olsa bile ülkenin kültürel ve sosyal hayatı açısından bir renk olmaya devam ediyor. Gerçekten iki ülkedeki azınlıklar iki ülke arasında bir köprü rolü ve karşılıklı anlayış rolü üstlenebilirler.”
Gazeteci Güngör Yavuzaslan, Ankara’da yaşanan bu açıklamaları AS TV ekranlarında yayınlanan “Makro Notlar“ programında şu ifadelerle değerlendirdi:
“Yunanistan Başbakanı Miçotakis Ankara’daydı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştü. Orada Lozan’a atıfta bulundu ve Batı Trakya’daki (Trakya diye söylüyor) Türk varlığıyla ilgili ‘Onlar Müslüman azınlık’ dedi.
Tabii Miçotakis’e şunu da hatırlatmak lazım; merhum Doktor Sadık Ahmet, bir mahkemeden sonra yüzlerine karşı: ‘Biz Türk’üz. Siz ne derseniz deyin, ne tanımlarsanız tanımlayın biz Türk’üz’ demişti.
Batı Trakya’daki Türk varlığı, Türklük mücadelesinin burçlarından bir tanesidir. Ama Miçotakis bugün yine yapacağını yaptı, canlı yayında bunu söyledi, Lozan’a atıfta bulundu.
Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan orada, konuşmasında net bir şekilde Türkiye’nin hiçbir zaman Batı Trakya Türklerini, oradaki soydaşlarımızı ve dindaşlarımızı yalnız bırakmayacağını söyledi.
Batı Trakya Türklük mücadelesinin bayrak ismi Doktor Sadık Ahmet’in yıllarca yüzlerine karşı söylediği gibi; Miçotakis ve dünya ne derse desin, Batı Trakya’da yaşayanlar Türk’tür.”
Kaynak: Birlik Gazetesi