Tıpta geleneksel tanı yöntemleri, yerini akıllı ve öngörülebilir veri modellerine bırakıyor. Yapay zeka ile biyoinformatiğin stratejik gücüne dikkat çeken Doç. Dr. Nazife Çevik, yeni nesil teknolojiler sayesinde tümörlü dokuların artık milimetrik bir hassasiyetle teşhis edilebildiğini söyledi.
Yüksek boyutlu ve heterojen biyolojik verilerin analizinde geleneksel yöntemlerin sınırlarına ulaşıldığını belirtirken, yapay zeka tabanlı yaklaşımların sağlıkta yeni bir soluk olduğunu ifade etti. Özellikle Konvolüsyonel Sinir Ağları (CNN) kullanılarak gerçekleştirilen tıbbi görüntü analizlerinin hayati bir rol oynadığını vurgulayan Çevik, teknolojinin sağladığı somut katkıları şu başlıklarla özetledi:
Yapay zekanın sadece yüksek doğruluk oranı sunmasının yeterli olmadığını vurgulayan Çevik, klinik uygulanabilirlikte açıklanabilir yapay zeka (XAI) yöntemlerinin kritik rol oynadığını belirtti. SHAP ve LIME gibi yaklaşımlar, modellerin neden belirli bir karara vardığını açıklayarak hekimlerin sisteme olan güvenini artırmaktadır.
Gelecek perspektifinde multi-modal veri analizi ve hibrit modellerin öne çıkacağını öngören Çevik, sağlık sistemlerinin dönüşümünü şu şekilde özetledi: "Yapay zeka ve biyoinformatiğin entegrasyonu, sağlık sistemlerini daha akıllı, hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirecek." Bu gelişmeler, hasta bakım kalitesini artıracak ve sağlık sistemlerinin maliyet etkinliğini iyileştirecektir.

YAPAY ZEKA İLE BİYOİNFORMATİĞİN STRATEJİK GÜCÜNE DİKKAT ÇEKEN DOÇ. DR. NAZİFE ÇEVİK, YENİ NESİL TEKNOLOJİLER SAYESİNDE TÜMÖRLÜ DOKULARIN ARTIK MİLİMETRİK BİR HASSASİYETLE TEŞHİS EDİLEBİLDİĞİNİ SÖYLEDİ.