Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Rusya’da yayımlanan Monokl dergisine verdiği röportajda Türkiye’nin dış politika yaklaşımını kapsamlı şekilde değerlendirdi.
Topsakal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı Türkiye’nin Rusya ve Çin’le (TRÇ) ittifak kurması” yönündeki önerisinin stratejik açıdan önemli olduğunu vurguladı. Daha önce Moskova ziyareti kapsamında Rus Vedomosti gazetesine yaptığı açıklamalarla Türkiye’de geniş yankı uyandıran Topsakal, bu kez Rusya’da Ekonomi ve jeopolitik analizleriyle öne çıkan Monokl dergisinin sorularını yanıtladı. Gevork Mirzayan imzalı haberde, “Türkiye, İran ve Çin birbirini tamamlamalı” başlığı kullanıldı.
Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Topsakal, Türkiye’nin bölgedeki rolünü “aktif ama çatışma üretmeyen denge siyaseti” olarak tanımladı. Türkiye’nin krizlerin tarafı olmaktan ziyade, bu krizleri sınırlamaya çalışan bir bölgesel güç olarak konumlandığını belirten Topsakal, özellikle İran merkezli bir krizin zincirleme etkiler doğurabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye’nin bölge politikasında temel yaklaşımın net olduğunu ifade eden Topsakal, “İran’a da diğer bölge ülkelerine de yaklaşımımız aynı. Her türlü dış müdahaleyi ve dış baskıyı reddediyoruz” dedi.
İran’a yönelik askeri müdahalelerin yalnızca bu ülkeyi değil, tüm Orta Doğu’nun istikrarını tehdit edeceğini belirten Topsakal, böyle bir senaryonun Körfez’den Kafkasya’ya, Orta Asya’dan Doğu Akdeniz’e kadar geniş bir coğrafyada etkiler doğurabileceğini dile getirdi. İran’ın yalnızca kendi sınırları içinde değerlendirilemeyeceğini, ülkede yaşanabilecek bir istikrarsızlığın bölgesel sonuçlar yaratacağını vurguladı.
İsrail ve ABD politikalarına da değinen Topsakal, İsrail’in “genişleme ve nüfuz artırma stratejisi” izlediğini, bunun da bölgedeki gerilimi yükselttiğini ifade etti. ABD’nin ise küresel ölçekte güç kaybı yaşadığını ve bu nedenle bazı bölgelerde “çatışma üzerinden kontrol” stratejisini benimsediğini öne süren Topsakal; Ukrayna, Balkanlar, Kafkasya ve Tayvan’ı bu yaklaşımın örnekleri arasında gösterdi.
İran’da olası etnik gerilimler konusuna da dikkat çeken Topsakal, dış müdahalelerin bölgeyi geri dönülmez bir kaosa sürükleyebileceğini belirtti. Türkiye’nin bu tür senaryolara karşı olduğunu vurgulayarak, “Ankara, İran’ın iç istikrarını hedef alan hiçbir projeye destek vermez. Bizim yaklaşımımız bölünme değil, bütünlük” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Libya, Katar ve Azerbaycan gibi farklı coğrafyalarda aktif diplomasi yürüttüğünü belirten Topsakal, Ankara’nın gerektiğinde arabulucu, gerektiğinde güvenlik sağlayıcı rol üstlendiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen dış politikanın ise “krizleri yönetme ve diplomatik kanalları açık tutma” ekseninde şekillendiğini dile getirdi.
Küresel sistemin çok kutuplu bir yapıya doğru evrildiğini ifade eden Topsakal, Türkiye-Rusya-Çin ekseninde gündeme gelen olası iş birliği modelinin askeri, ekonomik ve jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Bu yapının “rekabetten ziyade tamamlayıcılık” temelinde kurulması gerektiğini vurguladı.
Dünya düzeninin artık tek merkezli olmaktan uzaklaştığını belirten Topsakal, ABD’nin borç yükü, Çin’in yükselişi ve değişen güç dengelerinin yeni bir uluslararası sistemi zorunlu kıldığını ifade ederek, “Güvenlik, ekonomi ve iş birliği yeni bir dengeye ihtiyaç duyuyor” dedi ve mevcut süreci “sistem krizi” olarak nitelendirdi.
Açıklamalarının sonunda Topsakal, Türkiye’nin dış politika anlayışının temelinde dış müdahalelere karşı durmak ve bölgesel istikrarı savunmak olduğunu belirterek, Ankara’nın Orta Doğu’dan Kafkasya’ya uzanan geniş coğrafyada diyalog ve denge siyasetini sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.