Sudan'da 15 Nisan 2023'te başlayan çatışmaların, Doğu ve Orta Afrika'daki güvenlik, ekonomi ve toplumsal dengeleri etkileyerek bölgesel istikrarsızlığa neden olduğu belirtiliyor.
Çatışmaların Yükselişi
Çad ve Afrika Parlamentosu üyesi Prof. Muhammed en-Nadif Yusuf, Sudan'daki çatışmaların bölgesel ve uluslararası çıkarların kesiştiği bir alan haline geldiğini ifade ederek, "Çatışmaların sınır ötesine taşınması, komşu ülkelerde güvenlik riskini artırabilir. Bazı ülkelerin taraflara destek verdiği yönündeki iddialar, krizin uluslararası bir sürece dönüşmesine yol açabilir." dedi.
Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalar, komşu ülkeler için ciddi sonuçlar doğurmakta. Çad, Sudan sınırındaki güvenlik kırılganlığından doğrudan etkilenmektedir. 2025'te Tine yakınlarında düzenlenen insansız hava aracı saldırısında iki Çad askerinin öldüğü belirtiliyor.
İnsani Kriz ve Etkileri
Sudan'daki çatışmalar, Çad'da 1.3 milyon Sudanlı mültecinin bulunmasına yol açmakta ve bu durum gıda güvensizliği ve yoksulluk sorunlarını derinleştirmektedir. Çad'ın mevcut yönetimi, HDK'ye destek sağladığı iddiaları ile uluslararası arenada tartışmalara yol açmaktadır.
Çad'daki güvenlik tehditleri, silahlı grupların varlığıyla daha da artıyor. 2021-2024 siyasi geçiş sürecinde istikrarsızlık devam ederken, ülkenin kuzeyinde silahlı grupların varlığı sürmekte. Özellikle Sudan ordusunun üstün gelmesi, yeni vekalet savaşlarına neden olabilir.
Uluslararası Boyut ve Gelecek Senaryoları
Prof. Yusuf, çatışmanın bölgesel ticareti etkilediğini ve etnik gerilimlerin komşu ülkelere taşındığını vurguluyor. Sudan'daki durumun uluslararası bir mesele haline geldiğine dikkat çeken Yusuf, çeşitli senaryolar üzerinde durdu. Bu senaryolar arasında bölgesel yayılma riski, zayıf devlet yapısı ve kronik insani kriz bulunmakta. Bu karmaşık yapının, Sudan'daki mevcut durumu daha da karmaşık hale getirebileceği ifade ediliyor.

Çad ve Afrika Parlamentosu üyesi, siyasi analist Prof. Muhammed en-Nadif Yusuf, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.