Rusya’nın en büyük petrol şirketi Rosneft, 2025 yılı faaliyet sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, küresel üretim sıralamasındaki güçlü konumunu koruduğunu bildirdi. Rosneft Üst Yöneticisi Igor Seçin, şirketin 2025 yılı sonuçlarına göre halka açık şirketler arasında üretim hacmi bakımından dünyada ikinci sırada yer almaya devam ettiğini söyledi.
Seçin, Primorye Bölgesi’ndeki Bolşoy Kamen’de gerçekleştirilen yıllık genel kurul toplantısında yaptığı açıklamada, Rosneft’in Rusya petrol sektöründeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü belirtti. Şirketin hidrokarbon üretiminin 2025 yılında yaklaşık 247 milyon ton petrol eşdeğerine ulaştığını ifade eden Seçin, bunun günlük 5 milyon varil petrol eşdeğerinin üzerinde bir üretime karşılık geldiğini kaydetti.
Rosneft’in resmi 2025 finansal sonuçlarına göre şirketin toplam hidrokarbon üretimi 246,6 milyon ton petrol eşdeğeri oldu. Günlük üretim ise 5,02 milyon varil petrol eşdeğeri seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde sıvı hidrokarbon üretimi 181,1 milyon ton, doğal gaz üretimi ise 79,6 milyar metreküp olarak açıklandı.
Şirket, Rusya petrol üretiminde yaklaşık yüzde 40 paya sahip olduğunu vurgularken, Rusya’nın en büyük petrol şirketi olma konumunu da sürdürdüğünü belirtti. Rosneft ayrıca Rusya’nın en büyük bağımsız doğal gaz üreticisi konumunda bulunuyor.
Genel kurulda şirketin yurt dışı varlıklarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Seçin, Rosneft’in Hindistan başta olmak üzere yurt dışında büyük rafineri komplekslerine sahip olduğunu, ayrıca Avrupa’daki bazı rafinerilerde hissedar olmaya devam ettiğini söyledi. Bu açıklama, Batı yaptırımları ve enerji piyasasındaki jeopolitik baskılara rağmen şirketin uluslararası varlıklarını tamamen terk etmediğine işaret etti.
Rosneft’in 2025 yılı operasyonel verileri, üretim tarafında şirketin güçlü konumunu koruduğunu gösterirken, finansal sonuçlarda belirgin bir gerileme yaşandı. Şirketin 2025 yılı geliri yüzde 18,8 azalarak 8 trilyon 236 milyar rubleye indi. FAVÖK yüzde 28,3 düşüşle 2 trilyon 173 milyar ruble olarak gerçekleşti. Rosneft hissedarlarına atfedilen net kâr ise yüzde 73 azalarak 293 milyar rubleye geriledi.
Şirket yönetimi, finansal performanstaki düşüşte düşük petrol fiyatları, rubledeki değerlenme, OPEC+ üretim kısıtlamaları, lojistik maliyetler, yüksek sigorta giderleri, sınır ötesi ödeme zorlukları, artan finansman maliyetleri ve vergi yükünün etkili olduğunu bildirdi. Seçin, Rus petrol sektörünün 2025 yılında “olumsuz piyasa koşulları, zorlu iç makroekonomik ortam ve hasmane jeopolitik iklimin” birleşimiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Rosneft, 2025 yılında sermaye harcamalarını yüzde 5,7 azaltarak 1 trilyon 360 milyar rubleye çekti. Buna karşın şirket, 700 milyar ruble serbest nakit akışı yarattığını ve pozitif nakit akışını 22 çeyrek üst üste sürdürdüğünü açıkladı. Net borç/FAVÖK oranı ise yıl sonunda 1,5 seviyesinde gerçekleşti.
Üretim ve rezerv tarafında şirket, 2025 yılında 11,8 milyon metreden fazla geliştirme sondajı yaptığını ve 3 binden fazla yeni kuyuyu devreye aldığını bildirdi. Yeni kuyuların yüzde 74’ünü yatay kuyular oluşturdu. Rosneft aynı dönemde 6 yeni saha ve 112 yeni hidrokarbon rezervuarı keşfetti. Uluslararası PRMS sınıflamasına göre şirketin 2P hidrokarbon rezervleri 11,5 milyar ton petrol eşdeğeri olarak açıklandı. Rezerv yenileme oranının yüzde 122, rezerv ömrünün ise 49 yıl seviyesinde olduğu belirtildi.
Rafineri tarafında ise Rosneft’in Rusya’daki petrol işleme hacmi 2025 yılında 75,7 milyon ton oldu. Şirket, bakım ve onarım çalışmaları, lojistik kısıtlar ve piyasa koşulları nedeniyle rafineri kullanımında optimizasyona gidildiğini bildirdi. İç piyasaya 40,3 milyon ton petrol ürünü arz edilirken, bunun 12,3 milyon tonunu benzin, 16,4 milyon tonunu dizel yakıt oluşturdu.
Rosneft’in açıklamaları, Rus enerji sektörünün yaptırımlar, yüksek finansman maliyetleri ve altyapı riskleri altında faaliyetlerini sürdürdüğü bir dönemde geldi. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Rusya’nın ham petrol üretimi mayıs ayında yıllık bazda gerilerken, enerji altyapısına yönelik saldırıların üretim ve rafineri operasyonları üzerinde baskı oluşturduğu değerlendiriliyor.