Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, cuma günü bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Kremlin’den yapılan açıklamada, görüşmede İran bağlamında artan gerilimin düşürülmesi ve askıya alınan meselelerin çözümünde diplomatik yolların esas alınması gerektiğinin vurgulandığı belirtildi.
Açıklamaya göre Pezeşkiyan, İran yönetiminin ülkedeki durumu normalleştirmek için yürüttüğü yoğun çabalar hakkında Putin’i bilgilendirdi. İran Cumhurbaşkanı, iç siyasette benimsedikleri yaklaşımın “halk merkezli” olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Tüm çabalarımız, vatandaşlarımızın haklı taleplerine kulak vermek ve haksız yaptırımların yol açtığı sorunları hafifletmek üzerine yoğunlaşmıştır. İran’da son dönemde yaşanan olaylarda ABD ve Siyonist rejimin rolü ve doğrudan müdahalesi açık ve nettir. İran halkı, destansı varlığıyla fitne çıkarmaya çalışan grupların eylemlerine son vermiştir.”
Pezeşkiyan ayrıca, İran–Rusya ilişkilerinin mevcut durumuna değinerek, iki ülke arasındaki ortak işbirliği projelerinin “çok iyi bir düzeyde” ilerlediğini kaydetti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Moskova’nın İran’daki gelişmeleri “titizlikle takip ettiğini” belirterek, son günlerde yaşananların “Turuncu Devrim senaryolarını” andırdığını söyledi.
Putin, uzun süreli ve haksız yaptırımların İran’da ekonomik ve sosyal sorunlara yol açabileceğini anlayışla karşıladıklarını ifade ederken, “Ancak isyanlar ve karışıklıklar hiçbir şekilde barışçıl ve sivil protesto kavramıyla bağdaşmamaktadır” dedi.
Dış destekli grupların kamu tesislerine, ibadethanelere ve güvenlik güçlerine yönelik saldırılarını kınayan Putin, milyonlarca İranlının rejimlerini, liderlerini ve hükümetlerini desteklemek amacıyla düzenlediği yürüyüşlerin ülkedeki gerçek tabloyu ortaya koyduğunu vurguladı. Putin ayrıca, Rusya’nın uluslararası platformlarda İran’ın pozisyonunu anlatmaya ve gerilimin tırmanmasını önlemeye yönelik diplomatik çabalarını sürdüreceğini belirtti.
Görüşmede, İran ve bölge üzerindeki gerilimin derhal giderilmesi gerektiği ve sorunların yalnızca siyasi ve diplomatik araçlarla çözülebileceği yönündeki ortak tutum bir kez daha teyit edildi. Taraflar, çeşitli alanlardaki ortak ekonomik projelerin hayata geçirilmesi ve Rusya–İran stratejik ortaklığının güçlendirilmesi konusundaki bağlılıklarını da vurguladı.
Öte yandan perşembe akşamı ABD’den gelen saldırı sinyallerinin tonu düşse de Batı Asya’ya yönelik askeri hareketlilik dikkat çekiyor. Amerikan uçak gemisi saldırı grubu USS Abraham Lincoln’ün Asya-Pasifik’ten Batı Asya’ya doğru yola çıktığı, ABD’ye ait askeri nakliye uçaklarının da bölgedeki üsse iniş yaptığına dair Haberler basına yansıdı.
Bu hafta saldırı ihtimalinin zirveye çıktığı süreçte, ABD’nin geri adımında Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin Washington’a, operasyonu desteklemeyecekleri ve hava sahaları ile üslerini kullandırmayacakları yönündeki uyarılarının etkili olduğu belirtiliyor.
Ancak geri adımın en önemli nedenlerinden birinin, hem ABD’nin hem de İsrail’in askeri hazırlıklarının yetersizliği olduğu ifade ediliyor. New York Times’ın haberine göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, çarşamba gecesi ABD Başkanı Donald Trump’tan İran’a yönelik her türlü saldırı planının ertelenmesini talep etti.
Netanyahu’nun bu talebinin, olası bir İran füze saldırısına karşı kritik önemdeki Arrow-3, Davud Sapanı ve THAAD hava savunma sistemlerine ait füze stoklarının henüz yeterli seviyeye ulaşmamış olmasına dayandığı aktarıldı.
Gazeteye konuşan İsrailli ve Arap yetkililer ise, İran’ın olası bir saldırıya karşı bölgedeki Amerikan üslerini de kapsayabilecek bir misilleme ihtimalinden ciddi şekilde endişe duyulduğunu belirtiyor. Hatırlanacağı üzere Tahran, daha önce ABD güçlerine ev sahipliği yapan komşu ülkeleri uyarmış ve olası bir saldırı durumunda bu üslerin meşru hedef haline gelebileceğini duyurmuştu.