Topsakal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tek kutuplu dünya düzeninin sona erdiğine ilişkin değerlendirmesinin tarihsel bir gerçekliğe dayandığını ifade ederek, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ABD’nin tek güç haline geldiğini ancak bu gücü sürdüremediğini söyledi. “Amerika artık dünyayı eskisi gibi yönetemiyor. Kontrolü kaybettikten sonra yeni bir düzen kurma arayışı içine girdi” dedi.
İki kutuplu dönemde küresel dengelerin daha net olduğunu belirten Topsakal, ABD’nin hegemon güç haline geldikten sonra dünyayı sert biçimde yönettiğini savundu. Doğu Avrupa’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada insanların savaş, yoksulluk ve hastalıklarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Topsakal, “Liberal düzen refah vaat etti ama dünyanın dörtte üçü bu vaatlerin karşılığını görmedi” ifadelerini kullandı.
2010’dan itibaren Rusya’nın Batı’ya açık uyarılar yaptığını dile getiren Topsakal, Ukrayna krizinin Rusya’nın kırmızı çizgilerinin ihlal edilmesiyle ortaya çıktığını savundu. NATO’nun Doğu Avrupa’ya genişlememesi ve güvenlik dengelerinin korunmasına yönelik anlaşmaların yok sayıldığını belirten Topsakal, “Savaşın sebebi Rusya değil. Güvenlik alanlarının ihlal edilmesidir” dedi.
ABD’nin askeri ve strateji belgelerinde Çin’in artık açık bir rakip olarak tanımlandığını söyleyen Topsakal, Washington’un Rusya ve Çin’in yakınlaşmasını engellemeye çalıştığını ifade etti. “Çin ekonomik gücü, Rusya ise askeri kapasiteyi tamamlıyor. Bu birliktelik küresel dengeleri değiştiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Topsakal, çok kutuplu düzende avantajlı ülkeler arasında Rusya, Çin, Hindistan ve Türkiye’nin öne çıktığını belirterek, Türkiye’nin jeopolitik konumu ve devlet kapasitesinin altını çizdi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası devletin kendini yeniden yapılandırmasının önemli bir kırılma noktası olduğunu söyledi.
Türkiye’nin tarihsel ve coğrafi çeperine dikkat çeken Topsakal, Suriye, Irak, İran ve Doğu Akdeniz hattındaki istikrarsızlığın doğrudan Türkiye’yi etkilediğini vurguladı. Astana Süreci’ni örnek gösteren Topsakal, “Suriye’de kanın durmasını sağlayan Türkiye, Rusya ve İran’ın birlikte hareket etmesidir” dedi.
Küresel belirsizlik ortamında güvenli alanların ancak güçlü devletler tarafından oluşturulabileceğini ifade eden Topsakal, “Türkiye, Rusya, Çin ve İran birlikte hareket ederse hem bölgesel hem küresel istikrar mümkündür” diye konuştu.
Doğu Akdeniz’in küresel güç mücadelesinin merkezinde yer aldığını belirten Topsakal, İsrail ve ABD’nin bölgedeki politikalarının Birleşmiş Milletler düzenini fiilen geçersiz kıldığını savundu. “Demokrasi söylemiyle girilen her coğrafyada geriye yıkım kaldı. Irak, Libya, Suriye bunun açık örneğidir” ifadelerini kullandı.