Hoşgörü politikası, Osmanlı tarafından uygulanmış olan, Türk ve Müslüman olmayan kitlenin hayatına karışmama üzerine kurulu bir anlayıştır. Tarihte kurulmuş olan devletlerin daha önceden yapmadıkları şeyi yapan Osmanlılar, hiçbir şekilde sömürge amacı gütmemiştir. Yani devletin temel amacı, fethedilmiş olan yeni yerlerde bir düzen kurmak, burada yaşayan halka karışmamaktı. Devletin kurulmuş olduğu dönemden yıkıldığı zaman dilimine kadar bu uygulanmıştır.
Hoşgörü Politikası Nasıl Uygulandı?
Osmanlı gayrimüslimler için gerçekten 'hoşgörü imparatorluğu' muydu: Hoşgörü İmparatorluğu olan Osmanlıların bu politikasının ayrıntıları şöyledir;
Osmanlı'nın Gayrimüslim Tebaya Olan Bakışı Nasıldı?
Osmanlı'nın içinde yaşayan Gayrimüslim tebaya olan bakış açısı her daim olumludur. Devlet birçok yeri ele geçirmesine rağmen buradaki Müslüman olmayan unsurları kovmamış ve onların yerlerinde kalmasını sağlamıştır. O dönemde özellikle İstanbul merkezli olmak üzere son derece kalabalık olan bir Yahudi cemaati vardı. Bunlar genellikle ticaretle uğraşmaktaydı. Hiçbir şekilde onların ticaretine karışılmamıştır. Aynı durum hem Ermeniler hem de Rumlar için geçerlidir. Bu azınlıklar kendi dillerinde ibadet yapmaya devam etmişlerdir. Devlet tarafından her daim imparatorluğun asli unsuru olarak görülmüşlerdir.
Hoşgörü Politikasının Sonuçları Nelerdir?
Osmanlı gayrimüslimler için gerçekten 'hoşgörü imparatorluğu' muydu: Osmanlı, kim ne derse dersin, tarih boyunca kurulmuş olan ve kendisinden olmayana azami derecede hoşgörü göstermiş olan bir devlettir. Bunun elbette devlet için son derece olumlu sonuçları söz konusu olmuştur. Ankara savaşından sonra merkezi otorite sorunu olmasına rağmen Balkanlarda toprak kaybı yaşanmamıştır.