Tarihçi Mehmet Dilbaz, Osmanlı Devleti'nde vakıf sisteminin sosyal hayatta önemli bir yer kapladığını aktardı. Özellikle kadınların kurduğu vakıfların sayısı, toplumsal yapıda kayda değer bir etki yaratmıştır.
Dilbaz, vakıf sisteminin İslamiyet ile birlikte başladığını belirterek, bu geleneğin Osmanlı öncesinde Selçuklular ve Abbasiler dönemlerinde de bulunduğunu vurguladı. “Bu sistem, insanın yaptığı hayırların kıyamete kadar devam etmesi için kurgulanmıştır” dedi.
Osmanlı Devleti'nde vakıf kurma hakkının herkes için geçerli olduğunu ifade eden Dilbaz, "Vakıf kurmak sadece Müslümanların hakkı değil. Gayrimüslimler de şartlarını yerine getirdiklerinde vakıf kurabilirler" şeklinde konuştu. Bu da vakıf sisteminin toplumsal kapsayıcılığını artırmıştır.
İstanbul’da bir dönem 35 binden fazla vakıf bulunduğunu belirten Dilbaz, bu vakıfların %25-30’unun kadınlar tarafından kurulduğunu belirtti. Kadınların, eşlerinden izin almadan vakıf kurabilme özgürlüğü, sistemin önemli bir parçasıydı.
Dilbaz, kadınların kurduğu vakıfların, genç kızların çeyizini düzmekten tutun da kadınların rahatını sağlamak gibi birçok alanda hizmet verdiğini aktardı. "Bu vakıflar, Osmanlı'nın toplumsal yapısına direkt katkıda bulundu," diye ekledi.
Dilbaz, vakıf sisteminin Osmanlı toplumunun sostyo-kültürel yapısını nasıl ayakta tuttuğunu şu şekilde özetledi: "Eğer vakıf sistemi olmasaydı, Osmanlı bu kadar uzun ömürlü bir devlet olamazdı. Eğitim ve sağlık gibi birçok alanda hizmetleri vakıflar sağladı."
Son olarak, Dilbaz, Osmanlı Devleti'nin sosyal ve ekonomik dinamiklerinin vakıflar aracılığıyla şekillendiğini belirterek, vakıfların başta eğitim ve sağlık olmak üzere birçok alanda topluma hizmet ettiğini vurguladı. "Vakıflar, Osmanlı'nın dayanışma kültürünü ve sosyal yaşantısını güçlendiren unsurlardı," dedi.

Tarihçi yazar Mehmet Dilbaz, AA muhabirine Osmanlı Devleti'ndeki vakıf sistemi ve kadınların rolü hakkında değerlendirmelerde bulundu.