Avukat Ahmet Çağrı Karaca, miras ve aile hukuku alanında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Eşini kaybeden sağ kalan eşin, doğru adımlar atıldığında mirasından %75 oranında hak sahibi olabileceğini belirten Karaca, mal rejimi tasfiyesi talep edilmediğinde bu oranın %25'e kadar düştüğünü ifade etti.
Avukat Karaca, mirasçılık belgesinin tek başına yeterli olmadığını belirterek, "Mirasçılık belgesi yalnızca miras üzerindeki payınızı gösterir ve bu belge önemlidir. Ancak öncelikle şu soruyu sormak gereklidir: Bu malların bir kısmı zaten size ait değil mi? Türk Medeni Kanunu, ölümün evlilik birliğini sona erdirdiğini belirtir. Dolayısıyla, eşinizin vefatında, öncelikli olarak edinilen malların payı hesaplanmalıdır. Bu işleme ‘katılma alacağı’ denir." şeklinde konuştu.
Yaşanan belirsizliği rakamlarla açıklayan Karaca, iki senaryo üzerinden örnekler sundu:
Karaca, "Bu kadar büyük bir fark neden gözden kaçıyor? Kamuoyunda, 'Mal paylaşımı sadece boşanmada olur' yanılgısı mevcut. Oysa kanun hem boşanmayı hem de ölümü mal rejimini sona erdiren durumlar olarak değerlendiriyor. Bilinçsiz bir süreç ya da aceleci tavırlar, ileride hukuki sorunlar yaratabilir." diyerek yaşanan yanlış anlamalara dikkat çekti.
Son olarak, Avukat Karaca, mirasçılık belgesi alınmadan veya en geç miras taksimi yapılmadan önce mal rejiminden kaynaklanan alacakların dikkate alınması gerektiğini belirtti. "Bu, hukuki bir hak olup ancak talep edilmesi durumunda teslim edilir." ifadelerini kullandı.

AVUKAT AHMET ÇAĞRI KARACA, MİRAS VE AİLE HUKUKU ALANINDA ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU.