“Macron: Egemenliğiniz Tehdit Edilirse, Gerekeni Yapın; Biz Sizin Yanınızda Olacağız”

Emmanuel Macron’un, Yunanistan’ın Türkiye tarafından tehdit edilmesi halinde ne yapılacağı sorusuna verdiği “Burada olacağız” yanıtı, Paris’in Atina’ya açık destek mesajı olarak öne çıktı.

24.04.2026-22:50 - (Son Güncelleme: 24.04.2026-22:50)
“Macron: Egemenliğiniz Tehdit Edilirse, Gerekeni Yapın; Biz Sizin Yanınızda Olacağız”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 24 Nisan Cuma günü resmi ziyareti kapsamında Atina’da eski Roma Çarşısı’nda bulundu. Ziyaret sırasında, savunma, enerji ve Avrupa politikaları alanlarında Yunanistan ile Fransa arasındaki stratejik iş birliğinin daha da derinleştirilmesini öngören, jeopolitik açıdan büyük önem taşıyan anlaşmaların yarın imzalanması bekleniyor.

Ardından Macron ile Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis bir araya geldi. İki lider, Avrupa, NATO, ABD ve Çin ile ilişkiler konusunda önemli mesajlar verdi. Özellikle Macron’un, Yunanistan’ın Türkiye tarafından tehdit edilmesi durumunda ne olacağına ilişkin soruya verdiği, “Burada olacağız” yanıtı dikkat çekti.

Konuşmasına Avrupa Birliği’nin gücüne ve küresel krizlerin yarattığı zorluklara değinerek başlayan Macron, “Avrupa birlik olduğunda muazzam bir güçtür” dedi.

Macron: “Birinci güç ABD, ancak sıra Avrupa’ya gelebilir”

Macron, “Hava savunma sistemleri sağladık. Rafale savaş uçakları verdik. Körfez ülkelerinin savunmasına ilk günden itibaren katkıda bulunduk. Avrupa’da hep birlikte olduğumuzda son derece önemli bir güç oluşturuyoruz. NATO’nun güçlü destekçileriyiz. Yunanistan ile Fransa arasındaki ilişkileri de önemli ölçüde geliştirdik” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın bugün kendi tarihî anını yaşayıp yaşamadığı sorusuna ise Macron şu yanıtı verdi:

“Bu an gerçekten Avrupa’nın anı olabilir. Dünyadaki herkes küresel bir düzensizliğin hâkim olduğunu görüyor. Dünyanın birinci gücü ABD’dir. ABD önemli bir müttefik olabilir, ancak bazı ülkeler bundan artık tam emin değil. Peki Avrupa Birliği bugün nerede duruyor? Avrupa, güvenilirlik ve öngörülebilirlik alanıdır; bu da son derece değerlidir. Ortaklarımız olduğunda onların yanında duruyoruz.”

Miçotakis: “Avrupa her zaman beklenen hızda hareket etmiyor”

Miçotakis ise Avrupa’nın yeterince hızlı hareket edip etmediğine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Macron ile aynı fikirdeyim; bu zorluklar Avrupa için aynı zamanda eşsiz fırsatlardır. Gelişim hiçbir zaman doğrusal olmaz, rehavete kapıldığımız dönemler de oldu. Öncelikle stratejik özerkliğe somut içerik kazandırmalıyız. Fransa ve Yunanistan bu çabanın ön saflarında yer alıyor. Bugün ne demek istediğimizi somut biçimde ortaya koyuyoruz. Bu anlaşmayı elbette yenileyeceğiz.

Savunma alanındaki çabaları sahiplenmeli ve Avrupa savunma sanayii ekosistemini teşvik etmeliyiz. İkinci büyük meydan okuma ise rekabet gücüdür. Avrupa büyük bir ticaret gücüdür. İç pazarımız sayesinde birlikte hareket edersek çok daha fazlasını başarabiliriz. Ancak enerji ve parçalanmış piyasa gibi alanlarda daha rekabetçi olabiliriz.”

Başbakan Miçotakis sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı dostlarımız mali konularda daha muhafazakâr davranıyor. Hedeflerimize ulaşmak için Avrupa kaynaklarını da harekete geçirmeliyiz. Angela Merkel’in başlangıçta ek finansmana karşı olduğunu, ancak daha sonra fikrini değiştirdiğini hatırlayın. Günümüzün zorluklarıyla başa çıkmak için Avrupa kaynaklarını kullanmalıyız. İyimserliğimi koruyorum; bu dönüm noktası büyük bir fırsattır. Avrupa Konseyi bunun farkında, ancak Avrupa her zaman beklenen hızda hareket etmiyor.”

Macron: “Çin ve ABD gibi daha akıllı mevzuata ihtiyacımız var”

Aşırı düzenleme eleştirilerine yanıt veren Macron şöyle konuştu:

“Süreçleri basitleştirmeli ve daha büyük ölçeğe ulaşmalıyız. Bu alanda geç kaldık. Bazı sektörlerde gereğinden fazla kural koyduk. Daha akıllı mevzuata ihtiyacımız var. Hem Çin’in hem de ABD’nin kendi ulusal oyuncularını koruyan kuralları var. Bu kurallar çoğu zaman Avrupalı üreticilerin aleyhine işliyor ve bu konuda fazla saf davrandık.

Küresel ticaret artık eskisi gibi serbest ticaret değil. Çin’de aşırı sübvansiyonlar, ABD’de ise gümrük tarifeleri var. Çin’in nadir toprak elementleri ve kritik mineraller konusunda ne yaptığına bakın. Rekabeti damping yoluyla bastırıyorlar. Kendi üreticilerimizi korumazsak kaybederiz. Sanayide, tarımda ve finans sektöründe stratejik özerkliğimizi savunmalıyız.”

Miçotakis: “Sahte haberler Antik Atina’da da vardı”

Macron’un sözlerini devam ettiren Miçotakis, dijital çağın tehlikelerine dikkat çekti:

“Öncelikli iki alan var. Birincisi, gençlerin internette korunmasıdır. Ulusal düzeyde yaptıklarımızın uluslararası alana da taşınmasını bekliyorum. Teknoloji şirketlerine çok net bir mesaj gönderdik.

Aynı zamanda kamusal alanı korumalıyız. Sahte Haberler Antik Atina’da da vardı, ancak bugün yaşananlar kontrol dışına çıkmış durumda. Anonimlik ve özellikle deepfake teknolojileri, hepimiz için, özellikle de önümüzde seçimler olan ülkeler için büyük bir meydan okuma olacak.”

Miçotakis ayrıca şunları ekledi:

“Vatandaşların temel kaygısı hayat pahalılığıysa, tartışmaları bu çerçevede yürütmeliyiz. Serbest ticaretin daha düşük fiyatlar, işleyen bir piyasa ve sosyal devleti finanse edebilme imkânı sunduğunu anlatmalıyız. Bu tartışmaları aşırı teknik hâle getirmemeliyiz. Örneğin, bir serbest ticaret anlaşmasının zeytin üreticilerimiz için neden olumlu olabileceğini, Hindistan’a ihracat gibi somut örneklerle açıklamalıyız.”

Macron: AB’nin Çin ve ABD’ye Bağımlılığı Fazla

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa Birliği’nin hem Çin’e hem de ABD’ye aşırı derecede bağımlı olduğunu belirterek, bu durumun değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

“Çin ve ABD’ye aşırı bağımlılıklarımız var; bunları çeşitlendirmeliyiz. Çin ile bir kopuş sürecine girmemeliyiz, çünkü bu durumda ABD’ye daha fazla bağımlı hale geliriz. Önümüzdeki on yıllık süreçte kademeli bir yeniden konumlanmaya gitmeliyiz” dedi.

Miçotakis: ABD ile “Kazan-Kazan” Temelinde İş Birliği Mümkün

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ise Avrupa-Atlantik ilişkilerinin önemine vurgu yaparak, mevcut Amerikan yönetimine rağmen ABD ile karşılıklı faydaya dayalı yeni iş birlikleri için alan bulunduğunu ifade etti.

“Avrupa ile Atlantik arasındaki ilişkiler güçlü ve dayanıklıdır. Mevcut yönetim altında zor görünse de, ABD ile daha fazla kazan-kazan esasına dayalı iş birliği için önemli fırsatlar görüyorum. Aynı zamanda Avrupa’nın stratejik özerkliği için daha fazla kaynak seferber etmeliyiz” diye konuştu.

Miçotakis: Nükleer Enerjiye Yatırım Şart

Başbakan Miçotakis, Avrupa’nın doğal gaz ve kömüre bağımlılığını azaltmak istiyorsa nükleer enerjiye yönelmek zorunda olduğunu vurguladı.

“Eğer doğal gaz ve kömürden aşamalı olarak uzaklaşmak istiyorsak, tek yol nükleer enerjiye yatırım yapmaktır. Bunlar artık yapılması gereken somut tercihlerdir” ifadelerini kullandı.

Macron: “America First” Yeni Bir Politika Değil

Macron, ABD’nin “Önce Amerika” yaklaşımının Donald Trump ile başlamadığını söyledi.

“Başkan Trump’ı iyi tanıyorum. Kiriakos’un da söylediği gibi, Amerikan stratejisini doğru okumalıyız. Bu yalnızca Trump’ın kişiliğiyle ilgili değil. ABD yaklaşık 15 yıldır Amerika’nın her şeyden önce gelmesi gerektiğine karar vermiş durumda. Buna saygı duyuyorum. İkinci öncelikleri ise Çin’dir” dedi.

Macron sözlerini şöyle sürdürdü:

“Amerikan stratejisinin merkezinde Avrupa yer almıyor. Liderlerin görevi davranışları yorumlamak değil, harekete geçmektir. Biz de hız kazanmalı, ölçeğimizi büyütmeli ve stratejik özerkliğimizi güçlendirmeliyiz.”

Miçotakis: Körfez Ülkeleri Avrupa’yı Güvenilir Ortak Görüyor

Miçotakis, dünyanın yalnızca Avrupa, ABD ve Çin’den ibaret olmadığını vurguladı.

“Dünyaya daha geniş bir perspektiften bakmalıyız. Hindistan’a bakın. Körfez ülkelerine bakın. Bu ülkeler, artık ABD’ye eskisi kadar güvenemedikleri bir dönemde, bizi güvenilir ortaklar olarak görüyor” dedi.

“Avrupa’nın ötesine bakarak, daha çok kutuplu bir dünyanın şekillenmesine katkı sağlayacak yeni ittifaklar kurma fırsatımız var” diye ekledi.

Macron: “Egemenliğiniz Tehdit Edilirse Gerekeni Yapın, Yanınızda Olacağız”

Paris ile Atina arasındaki stratejik ortaklığa ilişkin bir soruya Macron net bir mesaj verdi:

“Burada olacağız. 2021’de yaptıklarımızı ve Kıbrıs’ta (Güney) attığımız adımları hatırlayın. Bizim için dostluğun ve ittifakın tanımı budur: ‘Yunanistan-Fransa ittifakı.’ Egemenliğiniz tehdit edilirse, gerekeni yapın; biz sizin yanınızda olacağız.”

Macron: Avrupa’nın Jeopolitik Gücü Belirleniyor

Macron, Avrupa’nın önündeki asıl sınamanın jeopolitik güç inşa etmek olduğunu söyledi.

“Son on yılda başardıklarımıza bakın. İç savaşlarla yoğrulmuş bir kıtadan barış ve refah kıtasına dönüştük. Bunu küçümsememeliyiz. Avrupa yavaş ve karmaşık olabilir, ancak Birliğimiz içinde barışı koruduk. Ortak pazarı kurduk. Şimdi ise jeopolitik varlık ve jeopolitik güç oluşturma zamanı. Asıl mesele budur.”

Hacidakis’in Karşılaması ve Tasulas’ın Vereceği Resmi Akşam Yemeği

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Atina ziyareti, uluslararası alanda artan zorlukların yaşandığı bir döneme denk geliyor. Atina’daki temasların gündeminde savunma anlaşmasının yenilenmesi, savunma sanayii projeleri ve Avrupa’nın yeni güvenlik ortamındaki rolü yer alıyor.

Fransız lideri, Atina Uluslararası Havalimanı’nda Yunanistan Başbakan Yardımcısı Kostis Hacidakis karşıladı.

Macron daha sonra Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na geçecek ve burada Yunanistan Cumhurbaşkanı Konstantinos Tasulas tarafından kabul edilecek. Tasulas, Fransız mevkidaşı onuruna resmi bir akşam yemeği verecek.

Fransız Cumhurbaşkanı’nın Herodou Attikou Caddesi’ndeki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na varışının ardından iki lider, Cumhurbaşkanı’nın makamında ilk baş başa görüşmelerini gerçekleştirecek.

Daha sonra eşlerinin eşliğinde konuk defterini imzalayacaklar. Ardından, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve eşi Brigitte Macron onuruna resmi akşam yemeği düzenlenecek.

Edinilen bilgilere göre menüde Yunan mutfağından seçkin lezzetler yer alacak. Yunan Deniz Kuvvetleri Bandosu ise Edith Piaf ve Charles Aznavour’un eserlerinin de aralarında bulunduğu Yunan ve Fransız bestelerini seslendirecek.

Üst Düzey Davetliler

Cumhurbaşkanı Konstantinos Tasulas ve eşi Fani Stathopoulou-Tasula’nın Fransız Cumhurbaşkanlığı çifti onuruna vereceği resmi akşam yemeğine yaklaşık yüz seçkin davetlinin katılması bekleniyor.

Yunan hükümetini temsilen Başbakan Yardımcısı Kostis Hacidakis, Ekonomi ve Maliye Bakanı ile Eurogroup Başkanı Kiriakos Pierrakakis, Savunma Bakanı Nikos Dendias, Kalkınma Bakanı Takis Theodorikakos ve Kültür Bakanı Lina Mendoni’nin katılması öngörülüyor.

Davetliler arasında ayrıca PASOK lideri ve ana muhalefet partisi başkanı Nikos Andrulakis ile Atina Başpiskoposu İeronimos da bulunuyor.

Fransız heyetinde Emmanuel Macron’a üst düzey bir hükümet delegasyonu ile Fransa’nın Atina Büyükelçisi eşlik edecek. Fransız Cumhurbaşkanlığı çiftinin özel davetlileri arasında ünlü sunucu Nikos Aliagas da yer alıyor.

Emmanuel Macron’un Cumartesi Programı

Macron, Cumartesi sabahı Başbakan Kiriakos Miçotakis ile birlikte Pire’de bulunan “Kimon” fırkateynini ziyaret edecek.

Ardından saat 11.00 civarında iki lider Başbakanlık Maksimu Sarayı’nda bir araya gelecek.

Görüşmenin ardından anlaşmalar imzalanacak ve ortak basın açıklamaları yapılacak.

Cumartesi günü saat 16.00’da Miçotakis ve Macron, Stavros Niarhos Vakfı Kültür Merkezi’ni ziyaret edecek. Burada “Tholos” salonunda düzenlenecek Yunan-Fransız İş Forumu’nun açılışında konuşma yapacaklar.

Savunma, Ekonomi ve Güvenlik Alanlarında Yeni Anlaşmalar

İki liderin ortak ziyareti, Yunanistan ile Fransa arasındaki stratejik ortaklığa savunma ve ekonomi alanlarında yeni bir ivme kazandırması bekleniyor.

Yunanistan ve Fransa, iki ülke arasındaki güvenlik ve savunma alanındaki stratejik iş birliği anlaşmasını yenileyecek. Ayrıca ekonomi, sivil koruma ve inovasyon alanlarında iş birliğinin derinleştirilmesi de gündemin üst sıralarında yer alıyor.

Hükümet kaynakları, Macron’un ziyaretinin Avrupa’nın rekabet gücünü artırmaya ve NATO’yu tamamlayıcı daha uyumlu bir savunma politikası oluşturmaya çalıştığı bu dönemde özel bir önem taşıdığını vurguluyor.

Aynı kaynaklara göre ziyaret, zaten güçlü olan Yunan-Fransız ilişkilerini daha da derinleştirecek büyük bir adım niteliği taşıyor. Yeni iş birliği alanları, mevcut jeopolitik koşulların gereksinimlerini yansıtacak şekilde ilişkilere eklenecek.

Bu ziyaret aynı zamanda Yunanistan-Fransa iş birliğini, Avrupa’nın geleceği ile Avrupa savunma ve güvenlik mimarisine ilişkin tartışmaların merkezine yerleştiriyor.

2021 Anlaşmasının Devamı

Hatırlanacağı üzere, Eylül 2021’de Elysee Sarayı’nda imzalanan savunma ve güvenlik alanındaki ilk stratejik ortaklık anlaşması, Avrupa Birliği’nin ortak savunmasının güçlendirilmesi ve stratejik özerkliğinin artırılmasına yönelik daha geniş Avrupa tartışmalarının öncüsü olmuştu.

Görüşmelerin Gündemi

Görüşmelerde Hürmüz Boğazı başta olmak üzere deniz taşımacılığının güvenliği de ele alınacak.

Ayrıca çocukların internet ortamında korunması konusu da masada olacak. Yunanistan ve Fransa, Avrupa Birliği’nde sosyal medya kullanımının reşit olmayanlar açısından düzenlenmesine yönelik girişimlerde öncü ülkeler arasında yer alıyor.

Elysee Sarayı’ndan Açıklama

Elysee Sarayı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Emmanuel Macron’un Atina ziyareti, Fransa ile Yunanistan arasındaki tarihi bağları ön plana çıkaracaktır.”

Açıklamada ayrıca, ziyaretin “Fransa ile Yunanistan’ın Avrupa değerlerine olan ortak bağlılığını ve özellikle savunma başta olmak üzere tüm alanlardaki yakın iş birliğini bir kez daha ortaya koyacağı” vurgulandı.

Akdeniz’de Fırtına Öncesi Diplomasisi! Macron, Güney Kıbrıs’ta Fitili Ateşleyip Atina’ya İndi

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Doğu Akdeniz’de gerilimi zirveye taşıyan bir rota izliyor. Cuma gününü Güney Kıbrıs’ta Rum lider Hristodulidis ile geçiren ve burada Türkiye’nin bölgedeki varlığını doğrudan hedef alan zehir zemberek açıklamalarda bulunan Macron, bu akşam saatlerinde özel uçağıyla Atina’ya iniş yaptı.

Güney Kıbrıs’ta “Sert” Mesajlar: “Fransa Kıbrıs’ı (Güney) Seviyor, Yanındayız”

Atina’ya gelmeden hemen önce Lefkoşa’da öğrencilere ve devlet erkanına seslenen Macron, Türkiye’nin tepkisini çekecek bir üslup takındı. Güney Kıbrıs’ın Avrupa’nın uç karakolu olduğunu belirten Macron, “Fransa Kıbrıs’ı (Güney) seviyor. Zor zamanlarda ve gerginliklerde pratikte yanınızda olmak bizim görevimizdir,” diyerek Rum kesimine koşulsuz destek verdi. Özellikle bölgeye gönderilen Fransız askeri varlığının “Avrupa sahasını koruma kararlılığı” olduğunu vurgulaması, Ankara cephesinde bakalım nasıl yorumlanacak.

 

YORUM YAZ!..
Modal