Luka Peros, uluslararası alanda tanınmasını sağlayan La Casa de Papel dizisindeki "Marsilya" karakteriyle dikkat çeken bir oyuncu. Yeni projesi Asylumda gizemli bir güç olarak izleyici karşısına çıkıyor. Bu dizi, karanlık ilişkiler arasında geçen bir suç adasında, hikaye akışına yeni bir boyut katıyor.
Peros, dizinin insani ve kurgusal boyutlarını değerlendirirken, küresel mülteci krizinin pek çok ülke için zorlayıcı bir mesele olduğunu vurguladı. "Biz mültecilerin sağlık ve güvenli geçişlerini sağlamakla yükümlüyüz," diyen oyuncu, sürecin çoğu zaman acı verici olduğunu ifade etti.
Hikayenin ilgi çekici kurgusal yönü hakkında konuşan Peros, akıl hastanesi temasının distopik ve korkutucu olduğunu, canlandırdığı karakterlerin Batı uygarlığında birçok yerde varlık gösterdiğini belirtti.
Peros, insanların daha iyi bir yaşam arayışlarının anlaşılması gerektiğine değinerek, "Onlar sizin toprağınızı ya da işinizi almak için gelmiyor, aileleri ve çocukları için daha iyi bir yaşam arıyorlar," dedi. Bu durumun empati gösterilmesi gereken bir mesele olduğunu vurguladı.
Asylum, savaş, göç ve sömürgecilik temalarını distopik bir evrende ele alırken, seyirciyi hem eğlendirip hem de düşündürmeyi amaçlıyor. Senaryosu Ümit Cihan Canpolat'a ait olan dizinin yönetmenliğini Ozan Uzunoğlu üstleniyor. Dizi, Barad ailesinin, savaş sonrası Avrupa'ya ulaşma umuduyla çıktıkları yolculuğun karanlık ve tehlikeli duruma dönüşmesini konu alıyor.

La Casa de Papel"deki "Marsilya" rolüyle uluslararası üne kavuşan oyuncu Luka Peros, tabii'nin orijinal dizisi "Asylum"da, perde arkasındaki gizemli güç olarak seyirci karşısına çıkıyor. Peros, Asylum dizisine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.