Le Trio Joubran grubunun üyesi Samir Joubran, Filistin kimliğinin korunmasında müziğin kritik rolüne dikkat çekti. "Topraklarımızı veya ağaçlarımızı kaybetsek bile, kültürü korumalıyız, çünkü bu, daha iyi bir gelecek ve özgür Filistin umudu için gerekli," dedi.
İstanbul'daki konseri öncesinde açıklamalarda bulunan Joubran, kardeşleriyle birlikte geçirdiği müzikal yolculuğu ve Filistin kimliği ile sanat arasındaki güçlü bağı anlattı. Dört kuşaktır ud yapımcılığı geleneğine sahip bir aileden geldiklerinin altını çizen Joubran, kardeşi Wissam Joubran'ın eğitiminin ardından bu sanatı uluslararası düzeye taşıdıklarını belirtti.
Joubran, udun 4.700 yıldan daha eski bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayarak, "Ud, tüm enstrümanların atasıdır. Bu tarihi enstrümanla çalarken, onu her zaman yeni nesil için modern hale getirmeye çalışıyoruz," ifadelerini kullandı.
Müziğin özgür bir Filistin umudu için "en güzel silah" olduğunu dile getiren Joubran, "Ölüm her şeyimizi alabilir ama kültürel mirasımızı asla alamaz. Çaldığımızla Filistin'in ruhunu ve kültürünü ifade ediyoruz," şeklinde konuştu.
Grubun uluslararası başarısının kültürel kökenlerine sadık kalmalarından kaynaklandığını belirten Joubran, "Dünyanın her yerinde dinleyicilerimizin büyük kısmı yerel halktan oluşuyor, bu da müziğimizin evrensel bir bağ kurmasına yardımcı oluyor," dedi.
Türkiye'deki dinleyicileriyle olan özel bağlarını vurgulayan Joubran, "Müziğimiz burada çok seviliyor. Biz de Türkiye'yi seviyoruz. Müziğimiz kalbimizden geliyor," şeklinde sözlerini sürdürdü.
Joubran, müzikal başarılarının temelinde kimliklerinin yattığını belirterek, "Biz sadece 'Filistinli müzisyenler' değil, 'Filistin'den müzisyenleriz.' 20 yıllık başarımız, müziğin gücünü kanıtlıyor," dedi.

Filistinli üç kardeşin kurduğu "Le Trio Joubran" grubu üyesi Samir Joubran, İstanbul konseri öncesi AA muhabirine açıklamalarda bulundu.