Kenelerin dünya genelinde büyük bir sorun teşkil ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Oytun Erbaş, mevcut 47 kene türünün Türkiye'de bulunduğunu ifade etti.
Havaların ısınmasıyla birlikte kene vakalarının artacağına dikkat çeken Prof. Dr. Erbaş, bu parazitlerin Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Lyme hastalığı ve Q ateşi gibi hastalıkların taşıyıcısı olduğunu belirtmiştir. Yaz aylarında vatandaşların bu konuya dikkat etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kenelerin birçok hayvandan kan emebildiğini anlatan Erbaş, "Tavuk, koyun, kirpi ve insandan da kan emebilirler. Bu parazitler, pek çok virüs ve bakteriyi taşır. Bazı keneler ise çiftleşerek virüsleri birbirine aktarabilir. Keneler, enfeksiyon yayma konusunda büyük bir tehdit oluşturur," dedi.
Kenelere karşı kullanılan ilaçların etkinliğini arttırmak önemli olsa da, Prof. Dr. Erbaş doğal yollara yönelmenin de önemine vurgu yaptı. "Tavuk, sülün gibi hayvanlar, kenelerin doğal düşmanlarıdır," diyerek, bu hayvanların parazitlerle mücadelede etkili olacağını belirtti. Ayrıca, "Çok fazla ilaçlama insanlara da zarar verebilir. Doğaya ait çözümler her zaman tercih edilmelidir," diye ekledi.
Prof. Dr. Erbaş, kenelerin en aktif olduğu dönemin Nisan ile Ekim arası olduğunu vurguladı. "Özellikle Temmuz ve Ağustos'ta sıcaklıkla beraber kene vakalarında artış yaşanacaktır," dedi. Ayrıca, şehirlerde bu sorunla başa çıkmanın önemine değindi.
Kenelere karşı alınması gereken önlemler arasında, piknik öncesi "permetrin içeren kremler" sürülmesinin önemini vurgulayan Erbaş, "Uzun çoraplar ve kapalı ayakkabılar giymek de koruma sağlar," önerisinde bulundu. Eve döndükten sonra vücudun çeşitli bölgelerinin kontrol edilmesini de tavsiye etti.
Sonuç olarak, kene sorunu yalnızca bugünün değil, geleceğin de bir sorunu olarak kalmaya devam edecek.

PROF. DR. OYTUN ERBAŞ