Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleştirilen 4. Yıllık Filistin Forumu'nda, Batı medyasının Gazze'de yaşanan olaylara ilişkin tutumu ele alındı. Oturumda, Batı medyasının Gazze'deki savaşın görsel temsilinin, bilinçsizce kamuoyunu duyarsızlaştırdığı vurgulandı.
Araştırmacı ve gazeteci Amena el-Aşkar, savaşın görüntülerinin nasıl manipüle edildiğini anlattı. Sosyal medya ve Batı medyasının birlikte, Filistinlileri şiddetin öznesi haline getirerek bir kaos yarattığını belirtti.
Oturumda, Anadolu Ajansı'nın hazırladığı "Kanıt" belgeseli ve kitap hakkında bilgiler verildi. Gazeteci Nidal Rafa, bu çalışmaların Gazze'deki insanlık hâlini belgelendiğini ve gelecek kuşaklar için tarihî önem taşıdığını ifade etti.
Katar merkezli Al Jazeera televizyonunun rolü de gözden geçirildi. Panelistler, gazeteciliğin kesintisiz şekilde Gazze'deki olayları duyurmanın hayati önemini vurguladılar.
Hukukçu Diana Buttu ve Nidal Rafa, Gazze'deki savaşta gazetecilerin karşılaştıkları riskleri dile getirdiler. Rafa, 7 Ekim tarihinden itibaren İsrail saldırılarında 260 gazetecinin hayatını kaybettiğini belirtti.
Diana Buttu, Batı medyasının Gazze'deki durumu ele alırken ikircikli ve çifte standartlı bir tutum sergilediğini dile getirdi. "Batı medyası, yaşanan soykırıma 'soykırım' demekte tereddüt ediyor," şeklinde ifadeler kullandı.
Forumda Orta Doğu uzmanı Azmi Bişara, ABD'nin Filistin politikalarını değerlendirdi. Bişara, 7 Ekim tarihinin, Filistin'in maruz kaldığı baskılara bir tepki olduğunu sözlerine ekledi.

Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen 4. Yıllık Filistin Forumu'nda, Batı medyasının Gazze'de yaşananlara yönelik haber dili, görsel anlatıları ve çifte standartlı tutumu masaya yatırıldı. Doha Lisansüstü Araştırmalar Enstitüsü ile Arap Araştırma ve Politika Çalışmaları Merkezince, forum kapsamında "Batı Medyasında Gazze'deki Soykırım" başlıklı oturum gerçekleştirildi.