Yazar Beşir Ayvazoğlu, İstanbul'daki ramazan akşamlarının manevi ve kültürel hikayesini ele aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenen 'Şehirde Ramazan' etkinlikleri çerçevesindeki "İstanbul'da Ramazan Akşamları" söyleşisi Sıbyan Mektebi'nde gerçekleştirildi.
Modatörlüğünü yazar Enes Batman üstlendi. Ayvazoğlu, 1920'lere kadar İstanbul, Bursa ve Edirne gibi şehirlerde ramazan kutlamalarının coşkuyla yaşandığını anlattı. "O zaman ramazanı yaşayanların hatıralarından ramazandaki şenlik halini görebilirsiniz. Şehirlerin aydınlanması meselesi, ramazanın deneyimiyle doğrudan ilişkilidir," dedi.
Ayvazoğlu, 1900'lere kadar Boğaziçi'nin elektriksiz olduğunu vurgulayarak, "İstanbul'da aydınlatma geç geldiği için şehir neredeyse tamamen karanlıktı. Bu durum, gece hayatını etkiliyordu," açıklamasında bulundu. Ahmet Haşim'in 'Müslüman Saati' metnine gönderimde bulunarak, günlerin güneşe göre ayarlandığını belirtti.
Ramazan ayı ile birlikte gündüz ve gece arasında önemli bir dönüşüm yaşandığını dile getiren yazar, "Sahurdan sonra hayat canlanır, gece ise kapılarını açardı," ifadesini kullandı. Ramazanın beklenmesinin bir heyecan kaynağı olduğunu vurguladı.
İftar sonrası yapıldığı eğlencelere dikkat çeken Ayvazoğlu, camilere olan rağbetin arttığını, kahvehanelerde canlılık yaşandığını ve geleneksel sanatların icra edildiğini belirtti. İnsanların bu dönemde Divanyolu’na akın ettiklerini ifade etti.
Ayvazoğlu, ramazanın önemli unsurlarından biri olarak mahyaları ele alarak, "Devirler değiştikçe mahyanın anlamının da değiştiğini biliyoruz. İlk ciddi mahya ise Sultanahmet'te yapıldı," dedi. Kandillerin de ramazan ayının rengini ortaya çıkardığını vurguladı.
Etkinliğin bir sonraki konuğu ise 18 Mart'ta yazar Mustafa Bozkurt olacak ve 'İstanbul Ramazanları' konusunu ele alacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür tarafından "Şehirde Ramazan" etkinlikleri kapsamında düzenlenen "İstanbul'da Ramazan Akşamları" söyleşisinin konuğu yazar Beşir Ayvazoğlu oldu.