Ege ve Doğu Akdeniz’de dengeleri etkileyebilecek yeni bir iddia kamuoyunun gündemine girdi. İsrail’in, Yunanistan’a ait yaklaşık 40 adayı satın almak ya da uzun süreli kiralama modeliyle kontrol etmek istediği yönündeki Haberler, bölgede egemenlik, güvenlik ve stratejik nüfuz tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Türk basınında yer alan haberlerde, söz konusu adımların “stratejik sığınak” anlayışı çerçevesinde değerlendirildiği öne sürüldü.
İddianın dayandığı arka plan incelendiğinde, konunun aslında yeni olmadığı görülüyor. İngilizce ve Yunanca yayınlarda yer alan bilgilere göre, 2022 yılında Benny Gantz’ın liderliğini yaptığı Kahol Lavan çevresinden Avri Steiner isimli bir isim, Yunanistan’daki yaklaşık 40 boş adanın, olası savaş veya acil tahliye senaryolarında Yahudiler için “güvenli sığınak” şeklinde değerlendirilmesini önermişti. 2026’daki haber akışında ise bu eski önerinin, İran-İsrail geriliminin gölgesinde yeniden gündeme taşındığı aktarılıyor.
Bu çerçevede gündeme gelen değerlendirmeler, yalnızca gayrimenkul ya da yatırım meselesi olarak okunmuyor. Çünkü Ege’de ada egemenliği, askeri denge ve Doğu Akdeniz’deki güç projeksiyonu, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin en hassas başlıkları arasında yer alıyor. Nitekim Türkiye, Yunanistan’ın bazı ada statülerine ilişkin adımlarının mevcut uluslararası anlaşmalarla bağdaşmadığını son dönemde açık biçimde dile getirmişti.
Bu nedenle İsrail’in Yunan adalarına yönelik olası bir uzun vadeli yerleşim, satın alma ya da kiralama hamlesi, yalnızca iki ülke arasındaki bir tasarruf gibi değil; bölgesel güvenlik mimarisini etkileyebilecek siyasi bir mesele olarak değerlendiriliyor. Özellikle Filistin’deki işgal politikaları nedeniyle İsrail’e yönelen uluslararası eleştiriler düşünüldüğünde, benzer bir zihniyetin Doğu Akdeniz’e taşınabileceği yönündeki tepkiler de dikkat çekiyor. Ancak altını net çizmek gerekir: Şu aşamada kamuya açık kaynaklarda, Yunanistan veya İsrail hükümetleri tarafından ilan edilmiş resmî ve yürürlükte bir ada satış/kiralama programı doğrulanmış değil.