İmam Adnan Yıldırım, 13. resim sergisini İstanbul'un güzelliklerine adadı.
Yıldırım, 'Nar-ı İstanbul' adını verdiği sergisinde, İstanbul'u yalnızca bir şehir değil, aynı zamanda bir hafıza mekanı olarak ele alıyor. Eserlerinde ilahi ve dünyevi aşkı bir araya getiren Yıldırım, sanatı "hayatın kırdığı insanları teselli eden bir sığınak" olarak tanımlıyor.
Sergideki bir eserde cami siluetinin yer aldığı, Farsça olarak "aşk" kelimesinin ve kemanın bir arada bulunduğu bir kompozisyon dikkat çekiyor. Yıldırım, "Bu çalışma, dini sembollerle dünyevi sanatın buluşmasını temsil ediyor" diyor ve eserinin izleyiciye, 'Aşkı nerede buluruz?' sorusunu sordurmayı amaçladığını vurguluyor.
Yıldırım, imamlık mesleği ile ressamlık arasında bir çelişki görmediğini belirtiyor. "Allah güzeldir, güzel olanı sever. İslam'ın asla sanatla kavgası olamaz. Bizim gayemiz, güzeli aramak ve o güzelliği insanlara sunmaktır" ifadeleri, onun sanata olan tutkusunu gösteriyor.
Sanatında büyük bir kargaşadan geçen Yıldırım, 150 eserinin çalınmasının ardından yaşadığı travmayı sanat yoluyla aşmaya çalıştığını aktarıyor. Ayrıca, görev yaptığı camide gençler için bir kültür merkezi oluşturduğunu da belirtiyor.
'Nar-ı İstanbul' sergisi, Ümraniye Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi'nde 9.00 ile 16.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Van'da 2011'de yaşanan depremin ardından İstanbul'a gelen imam Adnan Yıldırım, din görevlisi olmasının yanı sıra sürdürdüğü resim çalışmalarını "Nar-ı İstanbul" adıyla açtığı 13. kişisel sergisinde bir araya getirdi.