Güvenlik kaynakları: SDG defteri kapanıyor, sahada yeni dönem başlıyor

“DEAŞ ile mücadelede resmi muhatap artık Şam yönetimi” mesajını veren güvenlik kaynakları, ABD ve Trump açısından da SDG döneminin fiilen sona erdiğini vurguladı. Kaynaklar, SDG’nin sahada, diplomaside ve finansal olarak hızla güç kaybettiğini belirtti.

22.01.2026-14:44 - (Son Güncelleme: 22.01.2026-14:44)
Güvenlik kaynakları: SDG defteri kapanıyor, sahada yeni dönem başlıyor

Güvenlik kaynakları, Suriye’nin kuzeyinde son dönemde hız kazanan askeri ve diplomatik gelişmelere ilişkin kapsamlı bir stratejik değerlendirme yaptı. Kaynaklar, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu SDG’nin kontrol ettiği alanların yaklaşık üçte ikisini kaybettiğini belirterek, “SDG parantezi kapanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynaklara göre, hem sahadaki askeri tablo hem de uluslararası diplomasi, SDG’nin artık korumasız kaldığını ve örgütün meşruiyet zeminini hızla yitirdiğini ortaya koyuyor.

EL-HOL, YARUBİYE VE LOJİSTİK HAT KOPTU

Güvenlik kaynakları, SDG’nin El-Hol kampından çekildiğini, Haseke’yi Irak’ın Musul kentine bağlayan tek resmi sınır kapısı olan Yarubiye’nin ise Suriye ordusunun kontrolüne geçtiğini bildirdi.

Bu gelişmenin, SDG ile Kandil arasındaki lojistik ve stratejik bağın kopması açısından kritik bir eşik olduğu vurgulandı. Operasyonlar sonucunda Ayn el Arap–Haseke bağlantısının kesildiği, PKK’nın sahada “ikinci bir Ayn el Arap senaryosu” oluşturma çabalarının ise karşılık bulmadığı ifade edildi. Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu bölge ile Karakozak Köprüsü’nün temizlendiği kaydedildi.


18 Ocak itibarıyla Suriye yönetimi ile SDG arasında 4 günlük bir ateşkes sağlandığını aktaran kaynaklar, bu süreçte Suriye askerlerinin Kürt köylerine girmeyeceğini ve bu bölgelerde silahlı unsur bulundurulmayacağını belirtti.

Anlaşma kapsamında SDG’nin, Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı ve Haseke Valiliği için isim önerebileceği; SDG unsurlarının Suriye savunma güçlerine tam entegrasyonunun hedeflendiği ve Kürtlerin haklarının anayasal güvence altına alınacağı bildirildi.

ABD CEPHESİNDE KIRILMA: “SDG- PKK AYRIMI YOK”

Güvenlik kaynakları, ABD’nin SDG’ye yönelik tutumundaki değişimin arkasında 4 Ocak’ta yapılan kritik toplantıya işaret etti. Terörist Mazlum Abdi Şahin, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ve ABD’li yetkililerin katıldığı görüşmede, SDG’nin süreci 10 aydır oyaladığı ve her kararın Kandil’e danışılarak alındığının netleştiği belirtildi. Bu durumun, ABD nezdinde “SDG ile PKK arasında ayrım olmadığı” gerçeğini tescillediği ifade edildi.

“DEAŞ ŞANTAJI” TERS TEPTİ

Kaynaklar, SDG’nin “Biz yoksak DEAŞ geri döner” söyleminin artık karşılık bulmadığını vurguladı.

SDG’nin cezaevlerindeki yaklaşık 200 DEAŞ mensubunu serbest bırakarak ABD’ye baskı kurmaya çalıştığı, ancak bu hamlenin Washington’da büyük tepkiyle karşılandığı belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump ile Ahmed Şara arasındaki telefon görüşmesine de değinen kaynaklar, Trump’ın, “Bizim için önemli olan DEAŞ hapishanelerinin kontrolü, SDG umurumda değil” mesajını verdiğini aktardı.

Bu kapsamda en büyük cezaevi olan Sına Hapishanesi’nin yönetiminin ABD tarafından devralındığı, El-Hol kampının kontrolünün ise Suriye yönetimine geçtiği bildirildi.

AŞİRETLER AYAKLANDI, PETROL VE PARA GİTTİ

SDG’nin 63 bin kişilik toplam gücünün yaklaşık 40 bininin Araplardan oluştuğunu belirten kaynaklar, Arap aşiretlerinin örgüte karşı başlattığı organik ayaklanmanın çözülmeyi hızlandırdığını kaydetti.

Örgütün petrol kaynaklarını ve finansal rezervlerini kaybetmesiyle Kandil’in Suriye’yi bir “rezerv alan” olarak kullanma imkanının da ortadan kalktığı ifade edildi.

‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ SÜRECİ GÜÇLENİYOR

Güvenlik kaynakları, Suriye’deki bu yeni tablonun iç siyasette yürütülen “Terörsüz Türkiye” hedefini de doğrudan güçlendireceğini değerlendirdi. Abdullah Öcalan’ın SDG’ye “makul şartlarda entegre olun” çağrısı yaptığı, ancak Kandil’in bu süreci sabote etmeye çalıştığı bilgisi paylaşıldı.

YORUM YAZ!..
Modal