Akıllı telefonlar ve dijital platformlar sayesinde saniyeler içinde erişilebilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında hızla yayılan bir bağımlılık sorunu haline geliyor. Uzmanlar, ekonomik kaygılar ve hızlı kazanç arzusunun gençleri bu platformlara yönelttiğini aktarıyor. Başlangıçta sunulan küçük kazançlar ise bağımlılık döngüsünün tetikleyicisi olmaktadır.
Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, gençler arasında sanal kumarın alarm verici boyutlara ulaştığını belirtiyor. Kumarın yalnızca fiziksel mekanlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ögel, cep telefonları aracılığıyla erişim sağlanan dijital platformların riski artırdığını ifade ediyor. "Sanal kumar, yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılıkların başında geliyor. Bu şekilde düzenli bir kazanç sağlamak mümkün değil; ancak gençler bir kez başladıklarında durmakta zorluk çekiyorlar" diyor.
Ögel, ailelerin çocuklarındaki davranış değişikliklerini yakından takip etmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Ani harcama değişimleri, sosyal çevreden uzaklaşma ve okul başarısında düşüş gibi belirtilerin önemli işaretler olduğunu belirtiyor. "Bağımlılığı anlamanın en etkili yolu çocuklarımızla sağlıklı bir iletişim kurmaktır" diyor.
Klinik Psikolog Yusuf Babacan, bağımlılığın irade sorunu değil, bir beyin hastalığı olduğunu vurguluyor. Tedavi edilmediği takdirde, her geçen gün daha da şiddetlenen bir duruma evrildiğinin altını çiziyor. Babacan, "Bağımlılık kamuoyunda bir nefis mücadelesi gibi algılanıyor; ancak beyin ödül merkezi ve kontrol merkezi üzerinde meydana gelen bozulmalar, bağımlılığı tetikliyor" şeklinde açıklamada bulunuyor.
Gençler arasında hızla gelişen sanal kumar bağımlılığı, yalnızca ekonomik kayıplara yol açmakla kalmıyor; aile ilişkileri, eğitim hayatı ve ruh sağlığı gibi birçok alanda kalıcı sorunlara neden olabiliyor. Uzmanlar, bu durumu dijital çağın önemli sağlık sorunlarından biri olarak değerlendiriyor.

PROF. DR. KÜLTEGİN ÖGEL