Son yıllarda genç yaşta meydana gelen ani kalp ölümleri, toplumda giderek artan bir endişeye neden olmaktadır. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gülay Özkeçeci, bu tür ölümlerin, kalp hastalıklarının yalnızca ileri yaşlarda görülmediğini düşündürdüğünü belirtti.
Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, ani kalp ölümünün tıbbi literatürde belirli kriterlerle tanımlandığını ifade etti. "Olaya tanık olunan vakalarda belirtilerin başlamasından itibaren 1 saat içinde, olayın tanığı olmadığı durumlarda ise kişinin hayatta son görülmesinden sonraki 24 saat içinde meydana gelen kalp kaynaklı doğal ölümler ani kalp ölümü olarak tanımlanır. Bu durum her yaş grubunda görülebilmektedir; ancak sıklığı yaş ilerledikçe artmaktadır" dedi.
Özkeçeci, bebeklik ve çocukluk döneminde 100 bin kişide yaklaşık 1 vaka görülen ani kalp ölüm oranının, orta yaş grubunda 100 bin kişide 50 vakaya, 80’li yaşlarda ise 100 bin kişide 200 vakaya kadar yükseldiğini kaydetti. 40 yaş üzerindeki bireylerde ani kalp ölümünün en sık nedeninin kalp krizi ve kalp damar hastalıkları olduğunu belirten Özkeçeci, genç yaşlarda görülen ani ölümlerin genellikle ritim bozuklukları kaynaklı olduğunu ifade etti.
Bu ölümcül ritim bozukluklarının genetik geçişli kalp hastalıklarından kaynaklandığını söyleyen Özkeçeci, "Genetik geçişli kalp hastalıkları bazen yapısal bozukluklara yol açabilir. Yapısal bozukluklar, kalbin içinde veya kalpten çıkarken kan akışındaki bozukluklara neden olabilir. Yapısal olmayan hastalıklar ise kalbin elektriksel sisteminde kusurları içerir ve bu durum kararsız rytim bozukluklarına yol açabilir" şeklinde konuştu.
Özellikle genç bireylerde dışarıdan alınan bazı hormonların, ilaçların ve suistimal edilen maddelerin de ani kalp ölümüne neden olabileceğine dikkat çeken Özkeçeci, yüksek doz anabolik androjenik steroid kullanımının kalp kasında kalınlaşmaya yol açabileceğini belirtti. Risk faktörleri arasında bazı ilaçların yanı sıra alkol ve kokain kullanımı da yer almaktadır.
Özkeçeci, ani kalp ölümünün genelde beklenmedik şekilde ortaya çıktığını ancak öncesinde bazı belirtiler verebileceğini vurguladı. Spor veya koşu gibi efor gerektiren aktiviteler sırasında yaşanan bayılmalar, göğüste sıkışma hissi, çarpıntılar ve göz kararmalarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Aile geçmişinin önemine de değinen Özkeçeci, "Ailede 50 yaşın altında nedeni açıklanamayan ani ölüm öyküsü bulunan bireylerin risk altında olduğunu" ifade etti. Risk altındaki bireylerin düzenli olarak elektrokardiyografi (EKG) ve ekokardiyografi (EKO) gibi tetkiklerden geçmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Son olarak, ani kalp ölümü vakalarının her zaman ve her yerde karşılaşılabileceğini söyleyen Özkeçeci, doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını söyledi. Toplumda temel yaşam desteği eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: "Gençlerde ani kalp ölümlerini önlemenin en güçlü yolu belirtileri tanımak, genetik mirasımızı bilmek ve kalbimizi modern tıbbın koruyucu şemsiyesi altına almaktır."

GENÇ YAŞTA MEYDANA GELEN ANİ KALP ÖLÜMLERİ, SON YILLARDA TOPLUMDA GİDEREK DAHA FAZLA ENDİŞEYE SEBEP OLDUĞUNU BELİRTEN KARDİYOLOJİ UZMANI DR. GÜLAY ÖZKEÇECİ, HERHANGİ BİR SAĞLIK SORUNU OLMADIĞI DÜŞÜNÜLEN BİREYLERDE YAŞANAN ANİ KAYIPLAR, KALP HASTALIKLARININ YALNIZCA İLERİ YAŞLARDA GÖRÜLMEDİĞİNİ ORTAYA KOYDUĞUNU SÖYLEDİ.