Gümüşhane’nin Torul ilçesinde, 2 bin 178 metre rakımlı Dulağa Yaylası, bahar mevsiminin gelişiyle birlikte adeta bir doğal tabloya dönüştü. Karlı dağları, coşkun dereleri ve rengarenk açan yayla çiçekleriyle dikkat çeken bu bölge, geleneksel taş ve ahşap evleriyle doğaseverlerin ve fotoğrafçıların yeni cazibe merkezi haline geldi.
Abdalmusa Zirvesi’nin eteklerinde konumlanan Dulağa Yaylası, özellikle ilkbaharda sunduğu görüntülerle görenleri büyülüyor. Sarı yayla çiçekleri, papatyalar ve çeşitli bitki örtüsüyle kaplanan alan, doğa ile iç içe huzurlu anlar yaşatıyor. Ayrıca, etrafı saran karlı dağlar ve temiz havası, bölgeyi Alpleri andıran bir ortam haline getiriyor.
Yaylanın sakinlerinden Salih Taha Köse, Dulağa Yaylası’nın turizm potansiyeline dikkati çekerek, bölgenin doğallığını koruduğunu vurguladı. Köse, bu yılın bahar mevsiminde düzenlenen doğa gezilerine ilginin arttığını belirtti:
"Burası Gümüşhane’nin en yüksek yaylalarından biridir. Görenler de genelde burayı Davos’a benzetirler. İlkbahar mevsimindeyiz ve çiçeklerimiz her seneki gibi çok güzel açtı."
Köy sakinlerinden Ali Şahiner, bu yıl dağlardaki kar kütlelerinin erimemesinin, yayla göçünü geciktirdiğini ifade ederek doğanın korunması gerektiğine vurgu yaptı. Şahiner, "Bu yaylayı 60 senedir kullanıyoruz ve bu yıl karlar henüz erimedi," dedi.
Fatma Cebeci Aydın, Dulağa Yaylası'nın ruhu dinlendiren bir terapi merkezi olduğunu belirterek, bölgenin yürüyüş rotalarının başlangıcı olduğunu da ifade etti. Aydın, "Burası çok fazla insan tarafından bilinmiyor ama herkesin gelip görmesi gerekir. Gelenlerin bu doğayı koruması son derece önemlidir," diyerek doğaseverleri çağrıda bulundu.

DULAĞA YAYLASI, BAHAR MEVSİMİNİN GELİŞİYLE BİRLİKTE ADETA BİR TABLOYA DÖNÜŞTÜ.