VAN (İHA) – Van’da düzenlenen "TRB2 İklim Dirençliliği Çalıştayı"'nda konuşan DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Halil İbrahim Güray, iklim değişikliğinin artık çevresel bir mesele olmadığını belirterek, "Ekonomik kalkınmayı, tarımsal üretimi, su kaynaklarını, enerji güvenliğini, şehirlerimizi ve toplumların refahını doğrudan etkileyen çok boyutlu bir kalkınma meselesidir" dedi.
Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından yürütülen ‘TRB2 için İklim Dirençliliği Yol Haritasının Geliştirilmesi Projesi’ kapsamında yapılan çalıştay, kentteki bir otelde düzenlendi. Çalıştayın açılışında konuşan Güray, "İklim değişikliğine uyum politikaları, bölgesel kalkınma politikalarımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Avrupa Birliği tarafından desteklenen bu proje ile bölgemizin iklim risklerinin bilimsel yöntemlerle analiz edilmesi, uyum kapasitesinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli bir dirençlilik vizyonu oluşturulması hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı.
Güray, DAP bölgesinin zengin doğal kaynakları, önemli su havzaları, geniş tarım ve mera alanları, yüksek biyolojik çeşitliliği ve stratejik konumuyla ülke kalkınmasında önemli bir yere sahip olduğunu aktardı. "Aynı zamanda kuraklık, su kaynaklarının azalması, aşırı hava olayları, erozyon ve doğal afetler gibi iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden birisidir" diyerek, DAP Bölge Kalkınma İdaresi olarak yatırım politikalarını yalnızca ekonomik büyüme ekseninde değil; iklim dirençliliği, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda şekillendirdiklerini belirtti.
DAKA Genel Sekreteri Mehmet Emin Çakay, iklim değişikliğinin tarımı, sanayiyi, su kaynaklarını, enerjiyi, turizmi, şehirleri ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir gerçeklik olduğunu söyledi. "Bölgelerin rekabet gücü kadar iklim değişikliğine karşı dirençli olması da sürdürülebilir kalkınmanın temel şartlarından biri haline gelmiştir" dedi. Çakay, iklim değişikliğini sadece çevresel bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal kalkınmanın temel başlıklarından biri olarak gördüklerini ifade etti.
Çakay, iklim değişikliğine uyum sağlayabilen bölgelerin geleceğin en güçlü bölgeleri olacağını vurgulayarak, "Bu proje ile bölgemizin iklim risklerini bilimsel yöntemlerle ortaya koyacak, kırılganlık alanlarını belirleyecek ve uyum kapasitemizi değerlendirerek, tüm paydaşlarımızın katılımıyla iklim dirençliliği yol haritasını hazırlamış olacağız" şeklinde konuştu.
Çalıştaya katılan Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, "COP31 Sürecinde Türkiye’nin İklim Diplomasisi ve Yeşil Kalkınma Politikaları" başlıklı sunumunda Türkiye’nin uluslararası iklim gündemindeki konumunu ve yeşil kalkınma yaklaşımını değerlendirdi. Ayrıca, DAKA Program Yöneticisi Özgün Cümandür projenin arka planı ve genel kapsamını aktardı. Teknik yardım ekibinden Hakan Duman projenin uygulama çerçevesini, Tamer Atalay ise TRB2 iklim risk analizi kapsamında elde edilen ilk verileri paylaştı.
Çalıştayın öğleden sonraki bölümünde Proje Koordinatörü Işıl Nadire Yener, tematik çalışma gruplarının amacı, kapsamı ve çalışma süreci hakkında katılımcılara bilgi verecektir.

DAKA GENEL SEKRETERİ MEHMET EMİN ÇAKAY KONUŞMA YAPTI