Plan kapsamında, İsrail istihbaratının Kuzey Irak ve İran sınırındaki temasları üzerinden terör örgütlerini harekete geçirme çabaları tespit edildi. Bu doğrultuda, grupların İran içindeki operasyonlarda kullanılmak istendiği belirtiliyor. Türkiye, ulusal güvenliğine doğrudan tehdit oluşturan bu senaryoya karşı hızlı ve net bir tutum sergiledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Mart başındaki telefon görüşmesinde konuyu doğrudan gündeme getirdiği öğrenildi. Erdoğan, terör örgütlerinin İran savaşına dahil edilmesi halinde Irak ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) üzerinden herhangi bir süreç beklenmeksizin gerekli müdahalenin yapılacağını, Suriye’deki gibi kararlı bir operasyon uygulanacağını vurguladı. Ankara’nın İran’ın toprak bütünlüğüne yönelik tutumunun da net olduğu mesajı iletildi.
Bu uyarıların ardından, söz konusu planın rafa kalktığı ve ilgili hareketliliklerin durdurulduğu değerlendiriliyor. Türkiye, hem diplomasi hem de güvenlik kanallarını etkin kullanarak bölgede yeni çatışma alanları açılmasına karşı duruşunu ortaya koydu. Yetkililer, terör örgütlerinin vekil güç olarak kullanılmasının hem bölgesel istikrarsızlığı derinleştireceğini hem de Türkiye’nin terörle mücadele çabalarını olumsuz etkileyeceğini defalarca ifade etmişti.
Dışişleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) düzeyindeki koordinasyonla yürütülen bu süreç, Türkiye’nin Orta Doğu’daki güvenlik hassasiyetlerini bir kez daha öne çıkardı. Ankara, İran’a yönelik herhangi bir iç karışıklık teşvikinin veya terör unsurlarının mobilize edilmesinin “en tehlikeli senaryo” olduğunu belirterek, müttefiklerini de bu konuda uyardı.
Konuyla ilgili gelişmeler yakından takip ediliyor. Türkiye, ulusal çıkarlarını ve bölgesel barışı korumak adına benzer girişimlere karşı kararlı tutumunu sürdüreceğini belirtiyor.