İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 30 Ocak 2026 tarihinde Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yapılacak görüşmelerde, Türkiye-İran ilişkilerinin yanı sıra bölgesel güvenlik, istikrar ve refahı doğrudan ilgilendiren kritik dosyaların masaya yatırılması öngörülüyor.
Görüşmelerde Türkiye’nin, tarihi bağlara sahip iki ülke arasındaki ilişkilerin bölgesel dengeler açısından kilit önemde olduğunu vurgulaması bekleniyor. Bu çerçevede, 2014 yılında tesis edilen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) gibi mekanizmalar aracılığıyla ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesine yönelik iradenin teyit edilmesi öngörülüyor.
Ticaret hacminin 30 milyar dolar seviyesine çıkarılması hedefi doğrultusunda karşılıklı çabaların artırılması gerektiğinin dile getirilmesi beklenen temaslarda; sınır ticaret merkezleri dahil olmak üzere ticaret, enerji, ulaştırma ve bağlantısallık alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi öncelikli başlıklar arasında yer alacak.
Ankara’nın, İran’da son dönemde yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiği ve İran’ın güvenlik, huzur ve istikrarının Türkiye açısından büyük önem taşıdığı mesajını da net biçimde iletmesi bekleniyor. Türkiye’nin, İran’a yönelik askeri müdahalelere karşı olduğu ve böylesi bir adımın bölgesel ve küresel ölçekte ciddi riskler doğuracağı yönündeki tutumunun da bir kez daha vurgulanacağı ifade ediliyor.
Görüşmelerde ayrıca, mevcut gerginliğin diyalog yoluyla çözülmesine yönelik Türkiye’nin katkı sunmaya hazır olduğu, İran’ın nükleer programı konusunda barışçıl bir çözüme kısa sürede ulaşılmasının desteklendiği ve bu süreçte kolaylaştırıcı rol üstlenilebileceği mesajlarının da gündeme gelmesi bekleniyor.
Güvenlik başlığı altında, terör örgütü PKK’nın İran kolu PJAK’ın son dönemdeki gelişmelerde oynadığı role dikkat çekilmesi ve PJAK’ın tamamen etkisiz hale getirilmesinin İran’ın güvenliği açısından da acil bir ihtiyaç olduğunun vurgulanması öngörülüyor.
Gazze konusunda ise, barış planının ikinci aşaması kapsamında Türkiye’nin de dahil olduğu mekanizmalar çerçevesinde yeterli insani yardımın kesintisiz ulaştırılmasının ve sahada somut adımların hızla hayata geçirilmesinin öncelikli olduğu mesajının verilmesi bekleniyor. Gazzelilerin kendi topraklarında kalmalarını sağlayacak şartların oluşturulması ve Gazze’nin yeniden imarının desteklenmesi de gündemin önemli başlıkları arasında yer alacak.
Suriye dosyasında ise barış ve güvenliğin pekiştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağı, Suriye’nin toprak bütünlüğü, birliği ve egemenliğinin korunması çerçevesinde Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın eksiksiz uygulanmasının önemine dikkat çekilmesi öngörülüyor. DEAŞ mahkumlarının transferi sürecinde zafiyet yaşanmaması için ateşkesin korunmasının gerekliliği de görüşmelerde ele alınacak.
Türkiye-İran ilişkileri kapsamında son dönemdeki temaslara da atıf yapılırken, YDİK’in 8. Toplantısı’nın 24 Ocak 2024’te Ankara’da gerçekleştirildiği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile son olarak 1 Eylül 2025’te Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında bir araya geldiği hatırlatılıyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İran’a son ziyaretini 30 Kasım 2025’te gerçekleştirdiği ve bu kapsamda İran’ın üst düzey yetkilileriyle görüşmeler yaptığı belirtilirken, Arakçi’nin de Türkiye’ye son ikili ziyaretini Aralık 2024’te yaptığı kaydediliyor.
İki ülke arasındaki ticaret hacmi ise 2025 Kasım ayı itibarıyla yaklaşık 5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Ankara ve Tahran, bu rakamı orta vadede 30 milyar dolara çıkarma hedefi doğrultusunda diplomatik ve ekonomik temaslarını yoğunlaştırmayı amaçlıyor.