15.06.2026-09:42 (Son Güncelleme:15.06.2026-09:42)

Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı'dan Hark Adası uyarısı: "ABD orayı doğrudan vurmayı göze alamaz"

GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer'in sorularını yanıtlayan Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, ABD-İran-İsrail geriliminin perde arkasındaki jeopolitik plana değindi.

GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer’in sorularını yanıtlayan Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, İran-İsrail geriliminin perde arkasına dair açıklamalarda bulundu. Bölgedeki hareketliliğin çok daha büyük bir küresel planın parçası olduğunu vurgulayan Yaycı, "Hürmüz Boğazı ve Hark Adası üzerinden dönen enerji savaşları, Çin ve Hindistan’ı da doğrudan hedef alıyor" dedi.

Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki stratejik analizleriyle tanınan Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer'e verdiği özel röportajda, Basra Körfezi'nden Doğu Akdeniz'e uzanan hattaki kırılma noktalarını tek tek masaya yatırdı. Yaycı, gerilimin sadece iki ülke arasında askeri bir çatışma olarak okunmasının büyük bir hata olacağını belirtti.

"ABD'nin bölgede kalması için gerekçe lazım"

Washington’ın Orta Doğu stratejisini değerlendiren Cihat Yaycı, ABD'nin bölgedeki askeri varlığının enerji kaynakları ve jeopolitik çıkarlarla doğrudan bağlantılı olduğunu hatırlattı:

"Körfez ülkelerindeki mevcut güvenlik mimarisi, ABD'nin buradaki askeri varlığını sürdürmesine imkan tanıyor. Washington, bölgeden tamamen çekilmesini gerektirecek bir barış ortamının oluşmasını asla istemez."

Bölge ülkelerinin güvenlik ihtiyaçları ile ABD'nin stratejik çıkarlarının birbirini beslediğini ifade eden Yaycı, küresel enerji yollarını elinde tutma arzusunun bu denklemin merkezinde olduğunu söyledi.

Hark Adası neden hedef alınmıyor? Çin ve Hindistan faktörü

İran’ın adeta şah damarı olan Hark Adası’na dikkat çeken Yaycı, bu noktanın küresel ekonomi için taşıdığı asimetrik önemi şu sözlerle özetledi:

"İran'ın petrol ve doğalgaz ihracatının çok büyük bir bölümü Hark Adası üzerinden yapılıyor. Burası sadece İran için değil; oradan enerji alan Çin, Hindistan ve Uzak Doğu ülkeleri için de kritik bir merkez. ABD zaman zaman buraya yönelik açıklamalar yapsa da doğrudan vurmayı göze alamadı. Çünkü buradaki bir kesinti, doğrudan küresel ekonomiyi ve dev enerji ithalatçısı ülkeleri vurur."

"İsrail dikkat dağıtıyor: Suriye ve Lübnan operasyonları sürüyor"

Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, uluslararası kamuoyunun dikkatinin İran merkezli krizlerle başka yöne çekildiğini, bu sırada İsrail’in genişleme stratejisine devam ettiğini savundu:

"İsrail’in Lübnan, Gazze, Batı Şeria ve Suriye’deki faaliyetleri birbirinden bağımsız değil. İsrail'in Suriye'nin güneyindeki hareketliliği ile Lübnan'daki operasyonları eş zamanlı ilerliyor. İran merkezli yapay ya da gerçek krizler, Gazze'deki insani dramı uluslararası kamuoyunun gündeminden düşürmek için birer araç olarak kullanılıyor."

Türkiye için "Bütüncül Analiz" uyarısı

Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Körfez hattında yaşanan gelişmelerin birbirine bağlı halkalar olduğunu belirten Cihat Yaycı, Ankara’nın atması gereken adımlara dair şu hayati uyarıyı yaptı:

"Bölgedeki hava savunma sistemleri, askeri konuşlanmalar ve diplomatik hamleler tek tek değil, bütüncül bir yaklaşımla analiz edilmelidir. Ateşkes açıklamaları yapılsa da bölgedeki temel sorunlar ortadan kalkmış değil. Enerji yolları, askeri üsler ve bölgesel ittifaklar üzerindeki bu büyük güç mücadelesi kısa vadede sona ermeyecek. Türkiye, çevresindeki bu kuşatmayı ve gelişmeleri çok yakından ve bütüncül takip etmek zorundadır."


GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer'in sorduğu ve Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı'nın yanıtladığı özel yayının tamamı:


Kaynak: GZT




beren.alpugan@haber365.com.tr