Ameliyat sonrası oluşan izlerin (skar) neden ortaya çıktığı ve nasıl tedavi edilebileceği, pek çok kişinin merak ettiği konular arasında yer alıyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Tuğba Doruk, skar oluşumunun vücudun doğal iyileşme sürecinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Ancak bazı durumlarda bu izler belirgin ve kabarık hale gelebiliyor.
Dr. Doruk, skar gelişimini vücudun travmaya ve kesiye verdiği en doğal yanıt olarak tanımlıyor ve şu şekilde açıklıyor: "Kolajen üretimi ve deri yenilenmesi gerçekleşir. Ancak bazen deri bu süreci tamamlayamaz ve düzensiz kolajen yapısı ile bu boşluğu doldurur. Bu da yara izi olarak karşımıza çıkar."
Daha fazla bilgi veren Doruk, yara izlerinin farklı türlerde oluşabileceğini ve bazı skarların deriden kabarık olabileceğini, bazılarının ise çökük veya deri ile aynı seviyede görülebileceğini ifade ediyor. "Biz daha çok hastaları rahatsız eden kabarık skarlarla ilgileniyoruz" diye ekliyor.
Skar tedavisinde lazer tedavileri başta olmak üzere, PRP, polinükleotid (somon DNA) ve kolajen düzenleyici enzimlerle yapılan mezoterapi gibi farklı yöntemlerin kullanıldığını belirten Dr. Doruk, "Hatta bazı durumlarda botoks enjeksiyonu ile lazer tedavilerini kombine ederek daha iyi sonuçlar alabiliyoruz" ifadesini kullanıyor.
Yaş ve genetik faktörlerin skar oluşumunda önemli rol oynadığını da dile getiren Doruk, genç yaşlardaki cildin daha hızlı yenilendiği için kabarık skarların oluşumuna yol açabileceğini, yaş ilerledikçe ise kolajen üretiminin azaldığı için skarların daha hafif seyredeceğini belirtiyor. Ayrıca, vücudun belirli bölgelerinde skarların daha belirgin olabildiğini ifade eden Doruk, "Göğüs, sırt ve eklem bölgeleri gibi gerilime açık alanlarda keloid dediğimiz kabarık yara izleri daha sık görülmektedir" diyor.
Son olarak, yara bakımı tedavinin en önemli parçası olarak öne çıkıyor. Dr. Doruk, "Yara iyileşme sürecinde gerilimin önlenmesi en kritik noktadır. Dikişler alındıktan sonra silikon bazlı jeller kullanılması, hem iz oluşumunu azaltır hem de kabarık skar gelişimini baskılar" diyerek sözlerini noktalıyor.
UZM. DR. TUĞBA DORUK