Ankara'da Ulucanlar Cezaevi Müzesi Sanat Sokağı'nda eserlerini yaratan 79 yaşındaki sanatçı Nevzat Özbay, hayatının deneyimlerini ahşap sanatıyla ortaya koyarak sanat yolculuğuna devam ediyor.
Meslek hayatına çocuk yaşlarda başlayan Özbay, cezaevi yıllarını ve sağlık mücadelelerini sanatında yansıtıyor. AA muhabirine verdiği röportajda, yerel ve ulusal tarihi olayları kişisel deneyimleriyle bağdaştırarak eserler oluşturmanın önemine değiniyor.
Özbay, 1980 darbesi sonrası yaşadığı zor dönemleri ve cezaevinde maruz kaldığı işkencelerin ardından yaşadığı sağlık sorunlarını anlattı. Kol eklemlerinde meydana gelen rahatsızlıklara rağmen, ahşap sanatı sayesinde yeniden sağlığına kavuştuğunu ifade ediyor.
Çocukluk döneminde edindiği ustalıkları ve kırsal yaşamın kendisine kazandırdıklarını şu şekilde aktarıyor: "Bütün ihtiyaçlarını kendin karşılarsın. Baltana sap takarsın, keserle yontarsın, kırılanı onarırsın. O ortam insanın becerisini geliştirir. Benim ustalıklarım da çocukluğumdan beri birikerek geldi."
Özbay, sanata bakış açısını da eleştirerek, "Sanat sanat içindir" anlayışına katılmadığını belirtiyor. Bunun yerine sanatın halk için, adalet ve dürüstlük adına yapılması gerektiğine inanıyor. Daha önce cezaevinde de üretmeye devam ettiğini ve sanatın yaşamındaki zorlukları aşmasında büyük rol oynadığını söylüyor.
Özbay, Ulucanlar Cezaevi'nde idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan ile yakın arkadaşlık kurduğunu belirterek, bu dönemin yaşamında önemli bir yer tuttuğunu ifade ediyor.

Ankara'da Ulucanlar Cezaevi Müzesi Sanat Sokağı'nda ahşap kaplama ve heykel sanatıyla üretim yapan 79 yaşındaki Nevzat Özbay, yaşamı boyunca edindiği deneyimleri eserlerine yansıtarak sanat yolculuğunu sürdürüyor. Çocuk yaşlarda başladığı meslek hayatından cezaevi yıllarına, sağlık sorunlarından yeniden üretmeye uzanan yaşam hikayesini AA muhabirine anlatan Özbay, hayal gücünü ahşapla buluşturarak ortaya koyduğu çalışmalarıyla dikkati çekiyor.