ABD aslında İsrail’in Ordusu mu?

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı “sınırlı” bir askeri seçeneği değerlendirdiğini söylerken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ise ABD’nin müzakerelerde “sıfır zenginleştirme” talep etmediğini ve İran’ın da zenginleştirmeyi askıya alma teklifinde bulunmadığını ifade ediyor. İki mesaj birlikte okunduğunda, tablo “askeri baskı ile diplomatik pazarlığın aynı anda yürütüldüğü” yüksek gerilimli bir dengeye işaret ediyor.

21.02.2026-08:37 - (Son Güncelleme: 21.02.2026-08:37)
ABD aslında İsrail’in Ordusu mu?

Trump “Sınırlı Saldırı” Mesajı Verdi, İran “Teklif Gelmedi” Diyor: Pazarlık mı, Kriz mi?

 

1) Neler oluyor? Aynı anda iki farklı dil!

Washington’un dili: “Baskı kur, masaya oturt”

Trump’ın “sınırlı saldırı” ifadesi, savaş ilanı kadar net değil; daha çok müzakereyi hızlandırmaya dönük bir ‘baskı kartı’ gibi konumlanıyor. Trump, bunun İran’ı nükleer anlaşmaya zorlamak amacı taşıyıp taşımadığı sorusuna karşılık, böyle bir seçeneği “düşündüğünü” söylüyor. 

 

Tahran’ın dili: “Bizden istenen şey net değil”


İran tarafı ise “ABD bize sıfır zenginleştirme dayatmadı” çizgisini öne çıkarıyor. Araghchi’nin açıklaması, Washington’daki bazı sert söylemlerle (İran’ın hiç zenginleştirmemesi gerektiği gibi) çelişen bir tablo üretiyor: Ya ABD masada daha “esnek”, ya da mesajlar kurumlar arası uyumsuz gidiyor. 


2) Demokratlar ve istihbarat uyarıları ne söylüyor?

 

ABD’de benzer kriz anlarında Demokratlar, “saldırı yetkisi / Kongre denetimi” ve “istihbaratın sağlamlığı” başlıkları üzerinden sınırlı saldırılara bile itiraz ediyor. Daha önceki tartışmalarda (2025 yazı) “istihbarat gerekçesi” ve “tek taraflı güç kullanımı” eleştirileri öne çıkmıştı. Bu arka plan, bugün Trump’ın “sınırlı saldırı” söylemine karşı da siyasi fren mekanizması üretme potansiyeli taşıyor. 

 

Analitik okuma: “Sınırlı saldırı” söylemi içeride Kongre/denetim tartışmasını büyütür; dışarıda ise İran’ı masaya iterken aynı anda misilleme riskini artırır.


3) Bu çelişkiler neden ortaya çıkıyor? (3 olası açıklama)

 

A) “Kasıtlı iki dil” stratejisi (iyi polis/kötü polis)

 

Trump sert konuşur; masada teknik ekip daha “müzakere edilebilir” bir çerçeve yürütür. İran da “bize şu dayatılmadı” diyerek iç kamuoyuna geri adım atmadığı mesajını verir. 

 

B) Kurumlar arası mesaj karmaşası

 

Siyasi liderlik “maksimum hedef” söyler; diplomasi hattı “ulaşılabilir hedef” kovalar. Bu durumda açıklamalar çakışır ve piyasalar/aktörler “hangisi gerçek politika?” sorusuna kilitlenir. 

 

C) Zaman kazanma hamlesi

 

Hem Washington hem Tahran “tam kopuş” istemez; ama pozisyon da kaybetmek istemez. Sonuç: Sert başlıklar + muğlak içerik. Trump “saldırıyı düşünüyorum” der; İran “bize teklif gelmedi” diyerek topu ABD’ye atar. 


4) Önümüzdeki günlerde gerçekleşebilecek 3 senaryo

 

Senaryo 1: “Sınırlı saldırı + kontrollü tırmanma”

 

Hedefi dar tutulan bir operasyon bile İran’ın asimetrik yanıt riskini taşır. Bu senaryoda enerji fiyatları, deniz taşımacılığı ve bölgesel güvenlik başlıkları anında oynar.

 

Senaryo 2: “Sert söylem, hızlı taslak anlaşma”

 

Washington “baskı”yı artırır; İran “ABD sıfır istemedi” diyerek teknik pazarlığı büyütür; kısa süreli bir çerçeve mutabakat açıklanabilir. Washington Post’ta da bu ikili hat (sınırlı saldırı ihtimali + diplomasinin sürdüğü) aynı gün içinde vurgulanıyor. 

 

Senaryo 3: “Belirsizlik uzar, gerilim kronikleşir”

 

En riskli olan budur: Ne savaş ne barış. “Sınırlı saldırı” ihtimali sürekli masada kalır, yatırım/emtia piyasaları her açıklamada dalgalanır.


5) Haber365 okurları için “net” sonuç

 

Bu iki haber birlikte şunu söylüyor:

ABD, askeri baskıyı pazarlık hızlandırıcı olarak masaya koyuyor; İran ise “bize resmi, net bir teklif gelmedi / sıfır zenginleştirme dayatılmadı” diyerek hem diplomasi kapısını açık tutuyor hem de geri adım algısını engelliyor. 


6) Takip edilecek 5 kritik işaret 

1. Trump’ın “sınırlı” tanımını somutlaştıran detay gelir mi? (hedef, zaman, kapsam) 

2. ABD tarafı “sıfır zenginleştirme” çizgisini resmileştiriyor mu, yoksa geri mi çekiyor? 

3. Kongre’den (özellikle Demokratlardan) savaş yetkisi/briefing baskısı artıyor mu? 

4. İran “müzakere var” çizgisini koruyor mu, yoksa “misilleme” dozunu mu yükseltiyor? 

5. Bölgesel askeri hareketlilik/konuşlanma değişimleri hızlanıyor mu?

 


YORUM YAZ!..
Modal