14.05.2026-09:36 (Son Güncelleme:14.05.2026-09:36)

Trump ve Şi Pekin’de Kritik Zirvede Buluştu

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin’de kritik bir zirvede bir araya geldi. Görüşmelerde ticaret savaşları, Tayvan, İran ve küresel ekonomik ilişkiler ele alınırken, iki lider de iş birliği ve diyalog mesajı verdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti, yalnızca iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler açısından değil, küresel siyasetin geleceği bakımından da kritik bir temas olarak değerlendiriliyor. Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya gelen Trump, hem birebir hem de heyetler arası görüşmelerde ticaret savaşlarından Tayvan meselesine, İran’dan küresel ekonomik dengelere kadar birçok başlığı masaya yatırdı. Dünyanın gözünü çevirdiği zirvede verilen mesajlar ise “rekabetten çok iş birliği” vurgusuyla dikkat çekti.

Çin resmi haber ajansı Xinhua’ya göre görüşmenin açılışında konuşan Şi Cinping, hem Çin’in hem de ABD’nin yalnızca kendi halkları için değil, küresel sistemin istikrarı açısından da büyük sorumluluk taşıdığını söyledi. Şi, dünyanın tarihi bir dönüm noktasından geçtiğini belirterek uluslararası sistemdeki çalkantıların giderek arttığını ifade etti. Çin lideri, “Çin ve ABD zamanın sorunlarına birlikte yanıt vermeli” diyerek iki ülkenin çatışma yerine ortak hareket etmesi gerektiği mesajını verdi.

Şi Cinping, iki ülke arasında zaman zaman görüş ayrılıkları yaşansa da ekonomik, diplomatik ve stratejik anlamda ortak çıkarların çok daha büyük olduğunun altını çizdi. Bir ülkenin gelişiminin diğerini tehdit etmemesi gerektiğini söyleyen Şi, “Çin ve ABD rakip değil ortak olmalı” ifadelerini kullandı. İki süper güç arasındaki sağlıklı ilişkilerin yalnızca Washington ve Pekin için değil, tüm dünya ekonomisi ve küresel güvenlik dengesi açısından önem taşıdığını belirten Çin lideri, 2026 yılının Çin-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini söyledi.

Zirvenin en dikkat çekici başlıklarından biri ise ticaret savaşları oldu. Son yıllarda karşılıklı gümrük tarifeleri ve ekonomik yaptırımlarla gerilen ilişkiler konusunda konuşan Şi, “Ticaret savaşlarının kazananı olmaz” diyerek tarafların müzakere yolunu tercih etmesi gerektiğini dile getirdi. Çin ile ABD arasındaki ekonomik bağların yalnızca iki ülkeye değil küresel piyasaya da yön verdiğini belirten Şi, sorunların eşit şartlarda diyalogla çözülmesinin tek seçenek olduğunu savundu.

Tayvan konusu da görüşmenin hassas başlıkları arasında yer aldı. Şi Cinping, Tayvan Boğazı’nda istikrarın korunmasının iki ülkenin ortak çıkarı olduğunu belirterek bölgede gerilimin yükselmesinin kimsenin yararına olmayacağını söyledi. Çin yönetimi, uzun süredir Tayvan konusunda ABD’nin attığı adımları dikkatle izlerken, Pekin yönetiminin bu konuda Washington’dan daha dengeli bir yaklaşım beklediği ifade ediliyor.

ABD Başkanı Donald Trump ise görüşme öncesinde yaptığı açıklamalarda oldukça iyimser bir tablo çizdi. Şi ile gerçekleştireceği zirvenin tarihi önem taşıdığını belirten Trump, bazı çevrelerin bu görüşmeyi “gelmiş geçmiş en büyük zirvelerden biri” olarak değerlendirdiğini söyledi. ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin geçmiş dönemlere kıyasla çok daha güçlü hale geleceğine inandığını dile getiren Trump, iki ülkenin kriz anlarında ortak çözüm üretme kapasitesine sahip olduğunu ifade etti. “Birlikte harika bir geleceğimiz olacak” diyen Trump, ekonomik iş birliği ve stratejik diyalog mesajı verdi.

Pekin’de Trump için resmi karşılama töreni düzenlendi. Çin’in siyasi simgelerinden biri olan Tienanmın Meydanı’nda gerçekleşen törenin ardından liderler Büyük Halk Salonu’na geçerek resmi görüşmelere başladı. Trump’ın ziyareti kapsamında yalnızca diplomatik temaslar değil, kültürel programlar da organize edildi.

Görüşmeler sonrası Trump ve Şi, Çin uygarlığının sembollerinden biri kabul edilen Gök Tapınağı’nı birlikte ziyaret etti. Çin imparatorlarının geçmişte bereketli hasatlar için dua ettiği tarihi yapı önünde birlikte poz veren iki liderin görüntüleri dünya basınında geniş yankı buldu. Trump, ziyarete ilişkin değerlendirmesinde “Harika bir mekan. İnanılmaz. Çin çok güzel” ifadelerini kullandı.

Trump’ın üç günlük Çin programında siyasi danışmanlar, üst düzey iş insanları ve Ekonomi kurmayları da yer aldı. Akşam saatlerinde Çin yönetiminin Trump onuruna resmi yemek vereceği belirtilirken, 15 Mayıs sabahında iki liderin bu kez daha dar kapsamlı bir çay buluşmasında yeniden bir araya geleceği açıklandı. Görüşmelerin ardından düzenlenecek çalışma yemeği sonrası Trump’ın ABD’ye dönmesi bekleniyor.

Pekin’deki zirve, yalnızca iki liderin görüşmesi olmanın ötesinde, küresel ticaret dengeleri, jeopolitik krizler ve büyük güç rekabetinin geleceği açısından kritik bir temas olarak değerlendiriliyor. Özellikle İran, Tayvan ve ekonomik yaptırımlar gibi dosyalarda çıkacak sonuçların önümüzdeki dönemde dünya siyasetini doğrudan etkilemesi bekleniyor.

safiyehaber365@gmail.com