03.07.2026-13:21 (Son Güncelleme:03.07.2026-13:21)

Sinema değişen izleme alışkanlıklarına göre kendini yeniliyor

Dijitalleşme ve yeni medya etkisi, sinemayı dönüştürüyor ancak sinema tamamen yok olmayacak. Akademik görüşler değişimi öngörüyor.

Dijitalleşmenin sinemaya etkisi

Dijitalleşme, değişen izleme alışkanlıkları ve çevrim içi platformların yaygınlaşması sinema sektörünü dönüştürüyor. Akademik bakış açısına göre, sinema yok olmayacak, aksine değişime uyum sağlayarak faaliyetini sürdürecektir. TÜİK verileri de bu görüşü destekliyor; geçmişte onlarca sinema salonu bulunan Sivas’ta, günümüzde yalnızca 14 sinema salonu faaliyet göstermekte. Bu salonlarda toplamda 1,555 koltuk kapasitesi bulunuyor.

Sinema verileri dikkat çekiyor

2025 yılı itibarıyla Sivas’ta bu salonlarda 182 film izleyicileriyle buluştu. Gösterime giren filmlerin 84’ü yerli, 98’i yabancı yapımlardan oluşmakta. Yıl boyunca toplam 151,962 bilet satıldı ve sinemaseverlerin 89,260’ı yerli filmleri, 62,702’si ise yabancı filmleri tercih etti.

Sinema tarihine kısa bir bakış

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Onur Taydaş, sinemanın ilk yıllarında 'büyülü fener' olarak adlandırıldığını hatırlatarak, sinemanın ortaya çıktığı dönemde önemli bir sosyal etkinlik aracı olduğunu vurguladı. Sinema, yıllar önce yeni bir icat olarak büyük ilgi görmüş, zamanla içeriklerin zenginleşmesi ile izleyicilerin ilgisini daha fazla çekmiştir.

Televizyonun etkisi ve sinemanın evrimi

Taydaş, sinemaya ilk rakibin televizyon olduğunu belirtirken, 1950-1970 yılları arasında Türk sinemasının en verimli yılları olan Yeşilçam döneminin, sinemanın gelişimine önemli katkılarda bulunduğunu ifade etti. Sinema, ekonomik açıdan da en büyük sektörlerden biri haline gelmiştir.

Sinemanın dijitalleşmesi

Dijitalleşmenin 2000’li yıllarda başlamasıyla birlikte sinema, görsel efektler ve film üretim süreçlerinde büyük bir dönüşüm geçirmiştir. Ancak 2019'dan sonra, özellikle pandeminin etkisiyle sinema salonları seyircisini kaybetmeye başlamıştır. İnsanlar, dijital platformların düşük maliyetine yönelmiş, pek çok yapımcı da sinema salonları yerine dijital platformlara odaklanmıştır.

Sinemaya dönüş sinyalleri

2024 yılı verileri sinema salonlarının geleceği konusunda endişe doğururken, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık %12’lik bir artış ile seyirciler yeniden sinema salonlarına dönüş yapmaya başlamıştır.

Evde sinema deneyimi

Taydaş, insanların artık evlerinde geniş televizyonlar ve gelişmiş ses sistemleri ile film izlediklerini belirterek, bu durumun yeni film izleme alışkanlıklarını etkilediğini vurguladı. İzleyiciler daha kısa ve akıcı filmleri tercih eder hale geldi. Bu durumda film sürelerinin gelecekte kısalarak, gerçek zaman kullanım alışkanlıklarına uygun hale geleceği öngörülmektedir.

Filmlerin geleceği

Dijitalleşme ile birlikte film sürelerinin kısalacağı, 60 ile 80 dakika arasında yapımların daha fazla üretileceği tahmin edilmektedir. Yapay zekânın film üretiminde kullanılması, hem bağımsız yapımcılar için fırsatlar sunarken hem de büyük yapım şirketleri için yeni bir rekabet yaratmaktadır. Ancak, tüm bu gelişmelere rağmen sinemanın tamamen ortadan kalkması beklenmemektedir. Sinema, yeni izleme alışkanlıklarına uyum sağlayarak, kendini yeniden şekillendirebilir.

SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ RADYO TELEVİZYON VE SİNEMA BÖLÜM BAŞKAN DOÇ. DR. ONUR TAYDAŞ

Haber365
bilgi@haber365.com.tr