Üniversite sınavına sayılı günler kala, hem öğrenciler hem de aileler arasında heyecan ve kaygı artışı gözlemleniyor. Acıbadem Eskişehir Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Beste Çokaygil, ebeveyn tutumlarının bu süreçteki belirleyici rolüne dikkat çekerek, belirli düzeyde kaygının performansı artırabileceğini ama yoğun kaygının dikkat dağınıklığı, uyku problemleri ve motivasyon kaybı gibi olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
Çokaygil, sınav kaygısının öğrencinin yetersiz olduğunu temsil etmediğini, aksine bu durumun önemli bir yaşam olayına verilen doğal bir tepki olduğunu ifade etti. Sınavın gençlerin hayatındaki önemli bir dönüm noktası olduğu düşünülürse, öğrencilerin bu dönemde farklı düzeylerde kaygı yaşayabileceği anlaşılabilir.
Sınav kaygısının; sınav öncesi veya sırasında başarısız olunacağına dair yoğun endişe duyulması ile ortaya çıktığını söyleyen Çokaygil, öğrencilerin sürekli sınav düşüncesi, odaklanma güçlüğü, uyku düzensizlikleri, çarpıntı, terleme gibi belirtilerle karşılaşabileceğini belirtti. Bu belirtiler, öğrencinin yetersiz olduğunu değil, önemli bir duruma verdiği doğal tepkileri yansıttığını ifade etti.
Uzman, ebeveynlerin sınav döneminde çocuklarına yaklaşımının son derece kritik olduğunu vurgulayarak, sonuçlar yerine öğrencilerin çabalarını öne çıkaran bir tutum sergilemelerinin önemine dikkat çekti. 'Mutlaka kazanmalısın' mesajı yerine 'Elinden gelenin en iyisini yapman bizim için yeterli' ifadesinin çocuk üzerindeki baskıyı azaltabileceğini belirtti.
Çokaygil, anne ve babaların kendi kaygılarını yönetmelerinin de kritik olduğunu, çünkü çocukların ebeveynlerinin duygularını kolaylıkla hissettiklerini söyledi. Ayrıca, öğrencilerin başkalarıyla kıyaslanmasının kaygıyı artırdığını, bu tarz karşılaştırmaların motivasyonu düşürebileceğini belirtti.
Sınav dönemi itibarıyla ders baskısının artırılmasının kaygıyı yükseltebileceğine dikkat çeken Çokaygil, düzenli uyku, dengeli beslenme ve dinlenmenin de çalışma kadar önemli olduğunu vurguladı. Ailelerin çocuklarıyla güven veren bir iletişim kurarak onların duygularını ifade etmelerine fırsat tanımaları gerektiğini ifade etti.
Çokaygil, üniversite sınavının kişinin tüm geleceğini tanımlamadığını, bunun önemli bir aşama olduğunu ama kişinin değerini ve potansiyelini tek başına belirlemediğini belirtti. Öğrencilere alternatif yolların ve farklı başarı hikâyelerinin de hatırlatılması gerektiğini ekledi.
ACIBADEM ESKİŞEHİR HASTANESİ’NDEN UZMAN KLİNİK PSİKOLOG BESTE ÇOKAYGİL