Toprağa verdikleri yakınlarını ziyarete gelen şehit aileleri, bu Babalar Günü’nü sevdiklerinin kabri başında geçirdi. Babalar Günü’nde Ankara Cebeci Askeri Şehitliği’ni ziyaret eden şehit aileleri, çocuklarını, babalarını ve diğer yakınlarını kabirleri başında andı. Şehit mezarları başında Kur’an okuyup dua eden aileler, şehitlerinin yokluğunun hüznünü ve onların vatan uğruna gösterdiği fedakarlığın gururunu hissetti.
Şehit Piyade Onbaşı Yasin Dağ’ın babası Mesut Dağ: "Babalar Günü, zaten evlatlarımız her zaman gönlümüzün içinde. Onun gelemediğini düşünerek biz onları ziyarete geldik. Benim için burukta olsa yine Babalar Günü. Hakkari Çukurca’da 1997’de, bir çatışma sırasında şehit oldu. Babalar Günü üzgün mü? Üzgün. Ama güzel yerleri var mı? Var. Çünkü ben bir şehit babasıyım. Annesi şehit annesi. Güzel bir geçmişimiz var. Her zaman diyoruz ki ‘Evladımızı verdik, vatan sağ olsun’. Bekardı, çok iyi bir çocuktu. Saygılı, hürmetli, vatanını milletini seven bir çocuktu. Ülkesi için canını feda etti. Kalbimizde yaşayan bir şehidimiz var," dedi.
Mesut Dağ, herkesin şehitlere ve ailelerine karşı çok saygılı olduğunu belirtirken, "Elbette yokluğunu hissediyorum. Için yokluğunu hisseden bir baba olarak, ben onu ne şartlarda büyüttüm biliyor musun? Diğer şehit babaları da üzgün yaşıyor. Ben nasıl yaşıyorsam onlar da aynısını yaşıyor. Bir evladını ne demek 25 sene beslemiş, bakmış, vatan uğruna göndermiş. Onun tezkeresini beklerken şehit mertebesi haberi gelmiş. Üzülüyorsun, bir çevren, ailen küçülüyor. Çok şükür, vatan sağ olsun" diye konuştu.
Şehit Piyade Komando Er Zafer Arslan’ın babası Lütfü Arslan: "Babalar Günü bizim için bir hüzün ama oğlumuzu 31 senedir gelip ziyaret ediyoruz. Onunla kendimizi rahatlatıyoruz. O bize gelemiyor ama biz ona geldik. 1995’te askerdi. Kuzey Irak Haftanin Bölgesi’nde 30 Mart 1995’te şehit oldu. Bir çıkarma olmuştu. Büyük bir acı oldu. Ayriyeten de devletimizin bekası için evladımızla gurur duyuyoruz," dedi. Arslan, şehit ailelerine ve çocuklarına sabır diledi.
Şehit babalarının buruk Babalar Günü: "O bize gelemiyor, biz ona geldik"