16.05.2026-14:03 (Son Güncelleme:16.05.2026-14:19)

Pekin Zirvesi Sonrası İran Krizi: Çin "4 Madde", ABD "Kendi Gücümüz" Diyor

Pekin'deki Trump-Şi görüşmesinde Çin "dört maddelik" barış planında ısrar ederken, Rusya'dan da nükleer süreçte İran'a kritik bir destek sinyali geldi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın iki günlük Pekin ziyareti, Washington ve Pekin hatlarında "İran" çatlağını gün yüzüne çıkardı. Beyaz Saray’ın "anlaştık" iddialarına Çin’den jet yanıt geldi: "Çözüm nükleer yaptırım değil, Xi Jinping’in 4 maddelik yol haritasıdır."

ABD Başkanı Donald Trump’ın resmi Çin ziyareti sona erdi ancak Perşembe günü yapılan Pekin zirvesinin yankıları sürüyor. Zirvenin ardından İran konusunda iki süper güçten taban tabana zıt açıklamalar geldi.

Beyaz Saray; Xi ve Trump’ın, İran’ın nükleer silaha sahip olmaması ve Hürmüz Boğazı’nı açık tutması gerektiği konusunda uzlaştığını iddia etti. Çin ise bu iddialara yanıtı doğrudan Dışişleri Bakanı Wang Yi üzerinden vererek, çözümün sadece Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından sunulan 4 maddelik planla mümkün olacağını vurguladı.

Çin Dışişleri Bakanı Wang: "Bu Çatışmayı Sürdürmenin Anlamı Yok"

Aydınlık Gazetesi'nin derlediği habere göre; Çin Komünist Partisi’nin yayın organı Global Times’a konuşan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, küresel ekonomiyi, tedarik zincirlerini ve enerji arzını tehdit eden bu çatışmanın bir an önce bitmesi gerektiğini belirtti. Wang şu ifadeleri kullandı:

"Baştan beri olmaması gereken bu çatışmayı sürdürmenin bir anlamı yok. Durumu çözmek için bir an önce bir yol bulmak sadece ABD ve İran’ın değil, bölgesel ülkelerin ve dünyanın geri kalanının da çıkarınadır…Çin, Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in dört önerisi doğrultusunda hareket etmeye devam edecek ve uluslararası toplumla işbirliği yaparak barış görüşmelerine daha güçlü destek verecek ve Orta Doğu’da kalıcı barışın sağlanmasında yapıcı bir rol oynayacaktır.”

İşte Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in 4 Maddelik Yol Haritası

Çin devlet haber ajansı Xinhua’nın aktardığına göre, Pekin'in çözüm olarak sunduğu yol haritasında ABD’nin iddia ettiği gibi nükleer kısıtlamalar veya Hürmüz Boğazı'na yönelik askeri bir unsur yer almıyor. Çin’in masaya koyduğu 4 temel ilke şunlar:

>Barış İçinde Bir Arada Yaşama: Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki ülkeler, sürdürülebilir bir güvenlik yapısı oluşturmak amacıyla karşılıklı ilişkilerini geliştirmelidir.Ulusal Egemenliğe Saygı: Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin güvenliğine ve toprak bütünlüğüne kesinlikle saygı duyulmalı, egemenlik ilkeleri ihlal edilmemelidir.BM Merkezli Uluslararası Sistem: Dünyanın yeniden bir kaos ortamına sürüklenmesini önlemek için Birleşmiş Milletler’i (BM) merkezine alan uluslararası sistem kararlılıkla savunulmalıdır.Güvenlik ve Kalkınma Ortaklığı: Tüm ülkeler kalkınmayı güvenlikle birleştirmelidir. Çin, bölgesel ilerlemeyi güçlendirmek için modernizasyon tecrübelerini paylaşmaya hazırdır.Trump: "Xi Oldukça Soğukkanlı, Pek Tepki Vermedi"

Zirve sonrası Fox News’e konuşan ABD Başkanı Donald Trump ise Çin lideri Xi Jinping ile aralarında geçen diyaloğu açık sözlülükle paylaştı. Trump, "Xi Jinping, İran’a silah tedarik etmeyeceğine söz verdi. Ancak Çin, İran petrolünü almaya devam edecek" dedi.

Xi’ye, "İran nükleer silaha sahip olamaz, çünkü onlar deli insanlar. Hemen İsrail ve Amerika’yı vururlar" dediğini aktaran Trump, muhabirin "Peki o ne dedi?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Şey... O pek fazla tepki göstermez, oldukça soğukkanlı biridir. ‘Ooo... Bu iyi bir nokta’ demez."

Bakan Rubio: "Çin’in Yardımına İhtiyacımız Yok"

Diplomatik gerilimi tırmandıran bir diğer açıklama ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan geldi. Trump’ın Çin’den ne talep ettiği sorulan Rubio, net bir tavır koydu: "Ondan hiçbir şey istemedi. Çin’den yardım istemiyoruz, onların yardımına ihtiyacımız yok. İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağını kendimiz açıkça belirttik."

İran'dan Jet Açıklama: "ABD ile İlerleme Yok, Rusya ile Masadayız"

Washington ve Pekin hattındaki bu hareketlilik sürerken, krizin merkezindeki Tahran’dan da kritik bir açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, düzenlediği basın toplantısında uranyum krizi ve nükleer süreçle ilgili gelinen son noktayı paylaştı.

Arakçi, İran’daki zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunda ABD ile yürütülen görüşmelerde henüz somut bir ilerleme sağlanamadığını ifade etti.

"Uranyumun Rusya'ya Taşınmasını Putin ile Görüştük"

Rusya’nın sorunun çözümüne katkı sunma yönündeki girişimlerini takdir ettiklerini belirten ve Moskova ile bölgesel, uluslararası ve ikili meselelerde sürekli temas halinde olduklarını vurgulayan Arakçi; "Yaklaşık 10 gün önce St. Petersburg’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldik. Bu görüşmede, İran’daki zenginleştirilmiş uranyumun Rusya’ya taşınması ihtimali dahil birçok kritik konuyu masaya yatırdık. Sürecin çözümüne katkı sağlama yönündeki inisiyatifleri nedeniyle Rus dostlarımıza teşekkür ediyoruz."

Arakçi’nin bu hamlesi, ABD'nin baskılarına karşı Rusya'nın nükleer süreçte İran'a diplomatik ve lojistik destek verme eğiliminde olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Trump "Uçak Aldılar" Dedi, Boeing Hisseleri Çakıldı!

Ziyaretin ekonomik boyutu da piyasalarda şok etkisi yarattı. Trump’ın, Çin’in ABD’den 200 adet Boeing yolcu uçağı alacağını iddia etmesi ve ardından bunun sadece bir "taahhüt" olduğunu söylemesi havacılık devini vurdu.

Yatırımcıların tarım, yarı iletkenler ve nadir toprak elementleri gibi kritik anlaşmaları beklediği sırada gelen bu belirsiz açıklama, Boeing hisselerinin Perşembe gününü yüzde 4,7 düşüşle kapatmasına neden oldu. Skandalın ardından ne Çin hükümetinden resmi bir doğrulama geldi ne de Boeing şirketi konuya ilişkin bir yorumda bulundu.

berenulgen@hotmail.com