21.03.2026-12:18
(Son Güncelleme:21.03.2026-12:18)
Nevruz, Türk milletinin hafızasıdır: Ergenekon ruhu bugün de diridir
Bugün 21 Mart. UNESCO ve Birleşmiş Milletler düzeyinde de tanınan Nevruz, Türk kültüründe sadece baharın gelişi değil; yeniden dirilişin, birlik şuurunun ve Ergenekon’dan çıkışın sembolü olarak görülüyor. Türkiye’de bu yılki anma programı devlet himayesinde yapılırken, 21 Mart’ın Türk Devletleri Teşkilatı içinde ortak resmi anma günü haline gelmesi de Nevruz’un artık yalnızca bir mevsim bayramı değil, Türk dünyasını birleştiren stratejik bir kültür başlığına dönüştüğünü gösteriyor.
>Türk milletinin kadim hafızasında özel bir yere sahip olan Nevruz Bayramı, bugün yurdun dört bir yanında ve Türk dünyasının geniş coğrafyasında coşkuyla kutlanıyor. UNESCO’ya göre 21 Mart, “yeni gün” anlamına gelen Nevruz’un günü; doğanın yenilenmesini, baharın başlangıcını ve toplumsal dayanışmayı simgeliyor. Birleşmiş Milletler de 2010 yılında 21 Mart’ı Uluslararası Nevruz Günü olarak ilan ederek bu mirası küresel düzeyde tanıdı.
>
Türk kültüründe ise Nevruz’un anlamı bundan daha derin. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarına göre Türklerde Nevruz hakkında başlıca rivayet, bu günün bir kurtuluş günü, yani Ergenekon’dan çıkış olarak kabul edilmesidir. TRT Avaz’a konuşan akademisyen Ramin Sadık da 21 Mart’ın Türkler için Ergenekon’dan çıkış günü olarak görüldüğünü, demir dövme geleneğinin de bu tarihsel hafızanın bir parçası olarak yaşatıldığını vurguluyor. Bu nedenle Nevruz, Türk milleti açısından yalnızca mevsim dönüşümü değil; irade, diriliş ve yeniden ayağa kalkma iradesinin sembolüdür.
>
Bu yıl Türkiye’deki resmi çerçeve de dikkat çekici. Anadolu Ajansı’na göre 21 Mart Nevruz Anma Günü programı Gaziantep’te Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da gönderdiği video mesajda Nevruz’un Türkiye’ye, kadim coğrafyaya ve insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu. Erdoğan ayrıca 81 vilayetin yanı sıra Türk dünyasının dört bir ucunda aynı duygu etrafında toplandıklarını söyledi.
>
Nevruz’un devlet ve diplomasi boyutu da artık daha görünür halde. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu’nun açıklamasına göre 21 Mart Nevruz Günü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimi ve diğer devlet başkanlarının kabulüyle Türk Devletleri Teşkilatı’nın resmi ortak anma günü haline geldi. Aynı açıklamada, Türkiye’de de Nevruz’un resmi bir gün olarak kutlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi. Bu gelişme, Nevruz’un sadece kültürel değil, aynı zamanda Türk dünyasının ortak aidiyetini güçlendiren kurumsal bir başlık haline geldiğini ortaya koyuyor.
>
Nevruz’un kapsayıcı tarafı da bu yıl öne çıkan başlıklardan biri oldu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın aktardığı 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Nevruz’un herhangi bir kesimin değil, “tüm milletin ve tüm coğrafyanın bayramı” olduğu; ortak kültürün, ortak tarihin ve kader birliğinin sembolü olduğu vurgulandı. Bu yaklaşım, Nevruz’u ayrıştırıcı değil, birleştirici bir milli hafıza günü olarak konumlandırıyor. >>Nevruz’a sadece folklor gözüyle bakmak eksik olur. Çünkü bugün ortaya çıkan tablo, üç net gerçeği gösteriyor. Birincisi, Nevruz Türk milletinin tarih anlatısında yeniden doğuş fikrini canlı tutuyor; Ergenekon vurgusu bu yüzden hâlâ güçlü. İkincisi, Nevruz artık Türk dünyasının ortak kültürel dili olarak kurumsallaşıyor; TDT içindeki ortak anma günü kararı bunun en somut işareti. Üçüncüsü, Türkiye bu mirası sadece koruyan değil, onu bölgesel birlik ve güç unsuruna dönüştüren merkez ülke rolünü güçlendiriyor. Bu değerlendirme, bugün yapılan resmi açıklamalar ve Nevruz’un UNESCO/BM çerçevesindeki uluslararası tanınmışlığı birlikte okunduğunda daha da netleşiyor.
>
Özetle Nevruz, Türk milleti için sıradan bir bahar şenliği değildir. Bu gün; hafızadır, diriliştir, birliktir. Ve bugün verilen mesaj nettir: Türk milleti kökünü unutmadan geleceğe yürümek istiyor; Nevruz da bu yürüyüşün en eski, en güçlü ve en meşru sembollerinden biridir.
>
Türk kültüründe ise Nevruz’un anlamı bundan daha derin. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarına göre Türklerde Nevruz hakkında başlıca rivayet, bu günün bir kurtuluş günü, yani Ergenekon’dan çıkış olarak kabul edilmesidir. TRT Avaz’a konuşan akademisyen Ramin Sadık da 21 Mart’ın Türkler için Ergenekon’dan çıkış günü olarak görüldüğünü, demir dövme geleneğinin de bu tarihsel hafızanın bir parçası olarak yaşatıldığını vurguluyor. Bu nedenle Nevruz, Türk milleti açısından yalnızca mevsim dönüşümü değil; irade, diriliş ve yeniden ayağa kalkma iradesinin sembolüdür.
>
Bu yıl Türkiye’deki resmi çerçeve de dikkat çekici. Anadolu Ajansı’na göre 21 Mart Nevruz Anma Günü programı Gaziantep’te Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da gönderdiği video mesajda Nevruz’un Türkiye’ye, kadim coğrafyaya ve insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu. Erdoğan ayrıca 81 vilayetin yanı sıra Türk dünyasının dört bir ucunda aynı duygu etrafında toplandıklarını söyledi.
>
Nevruz’un devlet ve diplomasi boyutu da artık daha görünür halde. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu’nun açıklamasına göre 21 Mart Nevruz Günü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimi ve diğer devlet başkanlarının kabulüyle Türk Devletleri Teşkilatı’nın resmi ortak anma günü haline geldi. Aynı açıklamada, Türkiye’de de Nevruz’un resmi bir gün olarak kutlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi. Bu gelişme, Nevruz’un sadece kültürel değil, aynı zamanda Türk dünyasının ortak aidiyetini güçlendiren kurumsal bir başlık haline geldiğini ortaya koyuyor.
>
Nevruz’un kapsayıcı tarafı da bu yıl öne çıkan başlıklardan biri oldu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın aktardığı 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Nevruz’un herhangi bir kesimin değil, “tüm milletin ve tüm coğrafyanın bayramı” olduğu; ortak kültürün, ortak tarihin ve kader birliğinin sembolü olduğu vurgulandı. Bu yaklaşım, Nevruz’u ayrıştırıcı değil, birleştirici bir milli hafıza günü olarak konumlandırıyor. >>Nevruz’a sadece folklor gözüyle bakmak eksik olur. Çünkü bugün ortaya çıkan tablo, üç net gerçeği gösteriyor. Birincisi, Nevruz Türk milletinin tarih anlatısında yeniden doğuş fikrini canlı tutuyor; Ergenekon vurgusu bu yüzden hâlâ güçlü. İkincisi, Nevruz artık Türk dünyasının ortak kültürel dili olarak kurumsallaşıyor; TDT içindeki ortak anma günü kararı bunun en somut işareti. Üçüncüsü, Türkiye bu mirası sadece koruyan değil, onu bölgesel birlik ve güç unsuruna dönüştüren merkez ülke rolünü güçlendiriyor. Bu değerlendirme, bugün yapılan resmi açıklamalar ve Nevruz’un UNESCO/BM çerçevesindeki uluslararası tanınmışlığı birlikte okunduğunda daha da netleşiyor.
>
Özetle Nevruz, Türk milleti için sıradan bir bahar şenliği değildir. Bu gün; hafızadır, diriliştir, birliktir. Ve bugün verilen mesaj nettir: Türk milleti kökünü unutmadan geleceğe yürümek istiyor; Nevruz da bu yürüyüşün en eski, en güçlü ve en meşru sembollerinden biridir.
DİĞER Gündem HABERLERİ