26.06.2026-13:07 (Son Güncelleme:26.06.2026-13:07)

Milli Mücadele kahramanı kara fatma’nın hazin öyküsü

Kara Fatma, bağımsızlık mücadelesine katılan cesur bir kadın olarak, savaş sonrası yaşadığı sefaleti ve mücadelesini gözler önüne seriyor.

Kurtuluş Savaşı'nın gerçekleştirildiği Milli Mücadele dönemi, cepheden cepheye koşan kahramanlarla doludur. Bunlardan biri de Kara Fatma lakaplı Üsteğmen Fatma Seher'dir. 300 kişilik birliğiyle Batı Cephesi’nde savaşan Kara Fatma’nın hazin hayat hikayesi, dinleyenleri hayrete düşürüyor.

Tarih sayfaları arasında yer alan, marşlara ve heykellere konu olan Kara Fatma, Milli Mücadele'nin ardından Cumhuriyet Halk Fırkası döneminde evinden olmuş ve yoksullukla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Zorlu bir dönem geçiren Fatma Seher, İstanbul’daki Rus Manastırı'na sığınmıştır.

Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası, vatanın İtilaf Devletleri tarafından işgaliyle bağımsızlık mücadelesi başlamıştır. Ülkenin işgalci devletlerden kurtulması için kongreler düzenlenirken, cephelerde büyük direnişler verilmiştir. Bu direnişlere, yokluk içinde olan halk da tüm imkânlarıyla destek vermiştir. Bebeğiyle cepheye mühimmat taşırken donarak şehit olan Şerife Bacı, Erzurum’daki Aziziye savunmasında gösterdiği cesaretle Nene Hatun, Antep savunmasında Fransızlara karşı destan yazan Şahin Bey gibi kahramanlar yalnızca birkaç örnektir.

Ancak bu kahramanların arasında Fatma Seher gibi bir isim de bulunmaktadır. Asker eşiyle cepheden cepheye koşan, askerlere yemek pişiren ve yaralarını saran Fatma Seher, Türk kadınının ulusal kurtuluş mücadelesine verdiği katkıyı gözler önüne sermektedir. Mustafa Kemal'den 'Kara' lakabını ve üsteğmen rütbesini alan Fatma Seher, 300 kişilik birliğiyle Batı Cephesi’nde yer almıştır.

Fatma Seher, savaş sonrası üsteğmen maaşı almış, ancak ‘Ben vatanım için savaştım, para için savaşmadım’ diyerek maaşını Kızılay’a bağışlamıştır. Ayrıca, savaşa katılan ve bir çatışmada elini kaybeden yeğeni Küçük Fatma ile onun çocuklarını sahiplendi. Evsiz kalan Fatma Seher, 1933 yılının ilk aylarda Galata’da Rus Manastırı'na sığındı ve burada büyük bir sefalete mahkûm oldu.

Gazeteci Mekki Sait Esen, onu manastırda bularak bir röportaj yapmış ve Kara Fatma’nın yaşadığı sefalete duyulan tepki artmıştır. Bunun üzerine, halk ve çeşitli kurumlar, Kara Fatma’ya düzenli olarak gıda ve maddi yardım yapmaya başlamıştır. Demokrat Parti iktidarı döneminde, 1954 yılında Türk Büyük Millet Meclisi tarafından özel bir kanunla Kara Fatma’ya aylık bağlanmıştır.

Adına marşlar yapılan, heykeller dikilen ancak sefalet içinde yaşamını sürdüren Fatma Seher, 2 Temmuz 1955'te İstanbul Darülaceze’de 67 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Milli Mücadele Kahramanı Kara Fatma'nın hazin öyküsü

Haber365
bilgi@haber365.com.tr