Bir zamanlar yerlere dökülen ve atıl durumda kalan kestane çiçekleri, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Serdar liderliğindeki bilimsel çalışmalar sayesinde çaya dönüştürüldü. Kestane çiçeklerinde hasat dönemi başladı ve bu çiçeklerin antioksidan değeri yüksek çay olarak tüketicilere sunulması önemli bir ekonomik değer oluşturdu.
OMÜ Ali Nihat Gökyiğit Araştırma Merkezi'nde bulunan kestane ağaçlarının çiçekleri, bilimsel çalışmalarla değerlendirilmeye devam ediyor. Çiçeklenme döneminin ardından yere dökülen çiçekler, toplandıktan sonra kurutularak antioksidan değeri yüksek bir çaya dönüştürülüyor. Bu çay, sağlığı destekleyici özellikleri ile dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Ümit Serdar, kestane çiçeğinin önemini vurgulayarak, "Kestane ağaçlarının çiçeklerinde hasat yapıyoruz. Kestane çiçekleri tozlanma için kritiktir. Erkek çiçek püskülleri çiçeklenme döneminde tam yanıyor. Çiçeklenme sona erince dökülen çiçekleri topluyoruz. Bu çiçekler, ıhlamur gibi kurutuluyor ve değerli bir çay elde ediliyor. Antioksidan özelliği kestane balı ile karşılaştırıldığında daha yüksek. Bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor ve öksürük gibi rahatsızlıklara karşı iyileştirici etkisi var. Bu çayı üniversitemizde saf olarak paketleyip satıyoruz" dedi.
Fatsa Ziraat Odası ise bu çayı poşet çay hâline getirirken içerisine kuşburnu ve alıç ekliyor. Kestane çiçeğinin sağladığı avantajlardan biri, bir ağaçta ne kadar meyve varsa, onun 2-3 katı çiçek vermesidir. Bu da kestane çiçeğinin değerini artırıyor.
Prof. Dr. Serdar, kestane çiçeğinin tadı hakkında da bilgi vererek, "Kestane çiçeği, kestane balı gibi biraz buruk bir tada sahiptir. Bir bardak çay için 2 çiçek püskülü öneriyoruz. Bu durumda burukluk tadı hafifleyebiliyor. Öğrencilerimizle yaptığımız ankette, limon eklenmesi burukluğu azalttığı gibi, tarçın eklenince aroma güzelleşiyor" ifadelerini kullandı.
Kestane çiçeklerinde hasat başladı: Antioksidan deposu çay oluyor