Gelişen teknoloji ve seri üretimin gölgesinde kalan geleneksel el sanatları kelkari ve sedef kakma, İzmirli usta Mehmet Ağça’nın çabalarıyla yaşatılmaya devam ediyor. İlmek ilmek sabır, göz nuru ve derin bir teslimiyet gerektiren bu zanaatlar, geçmişle geleceği birleştiren bir köprü niteliği taşıyor.
Ihlamur, ceviz veya gürgen ağacının usta ellerde şekillendiği kelkari sanatı, yalnızca bir zanaat değil, aynı zamanda ahşaba fısıldanan bir yaşam hikayesidir. İzmir’in Menderes ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki Mehmet Ağça, çıraklıktan itibaren yıllarını bu alanda harcamış bir ustadır. Kelkari sanatının sabır gerektirdiğini vurgulayan Ağça, "Yanlış bir çekiç darbesi, günler süren emeği bir anda yok edebilir. Biz bu tezgahlarda sadece ahşabı değil, kendi nefsimizi de yontuyoruz" diyerek sanatı hakkında önemli bilgiler veriyor.
Bir diğer geleneksel zanaat olan sedef kakma, deniz kabuklarının ışıltısını ceviz ağacının zarafetiyle birleştiriyor. İnce gümüş tellerin ahşaba çakılması ve sedeflerin açılan yuvalara yerleştirilmesiyle yapılan bu sanat, göz nuru ile şekillenen bir proje olarak değerlendiriliyor. Mehmet Ağça, sedefin doğası gereği sert ve kırılgan olduğunu belirterek, "Doğru ışıkla buluştuğunda ortaya çıkan gökkuşağı renkleri, çekilen tüm zahmete değiyor" diyor. Ayrıca, bu mesleğin yalnızca el becerisi değil, güçlü bir göz, sarsılmaz bir bilek ve en önemlisi büyük bir aşk gerektirdiğinin altını çiziyor.
Geleceksizlik kaygısının mesleğin en büyük sorunlarından biri olduğunu ifade eden Ağça, çırak bulmakta zorlandıklarını ve bu kültürün öksüz kaldığını belirtti. Sanatın ayakta kalabilmesi için devlet desteği ile yerel yönetimlerin açacağı kursların büyük önem taşıdığını vurgulayan Ağça, bu ürünlerin hak ettiği değeri görmesi gerektiğine işaret ediyor. Uzmanlar ise, geleneksel sanatların, bu toprakların kimliği, ruhu ve hafızası olduğunu belirterek, bu sanatların korunması için acil önlemler alınması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor. Dükkanların kapısına vurulacak her kilidin, tarihten bir yaprağın daha kopup gitmesi anlamına geleceğini vurguluyor.
GELENEKSEL EL SANATLARINDAN KELKARİ VE SEDEF KAKMA, İZMİR'DE ÖMRÜNÜ BU İŞE ADAMIŞ MEHMET AĞÇA'NIN ELLERİNDE YAŞATILMAYA ÇALIŞILIYOR.